<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KABİNE &#8211; Son Star Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://sonstargazetesi.com/etiket/kabine/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sonstargazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jun 2021 18:25:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://sonstargazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-gazete-son-star-32x32.webp</url>
	<title>KABİNE &#8211; Son Star Gazetesi</title>
	<link>https://sonstargazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-14-h17470.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-14-h17470.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2021 18:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLANDI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-14-h17470.html</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı. Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/128429/]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı.</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/128429/</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-14-h17470.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“KUDÜS’ÜN KALICI BİR BARIŞA VE HUZURA KAVUŞMASI İÇİN HERKESİN FEDAKÂRLIK YAPMASI GEREKİYOR”</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2021 06:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLANTI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html</guid>

					<description><![CDATA[“Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>“Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık” dedi.</p>
<p> </p>
<p>“SALGINA KARŞI VERDİĞİMİZ MÜCADELENİN TEK AMACI 84 MİLYON İNSANIMIZIN HER BİRİNİN SAĞLIĞINI KORUMAKTIR”</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Milletimin ve tüm İslam âleminin geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan nice Ramazan-ı Şeriflere ulaştırmasını niyaz ediyorum. Vatandaşlarımın her birinin bayramı sağlık, afiyet ve huzur içinde geçirdiğini ümit ediyorum.</p>
<p>Salgın sebebiyle gönlümüzce bir bayram idrak edemediğimiz açıktır. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de âdeta esir alan salgın musibetine karşı verdiğimiz mücadelenin tek amacı; 84 milyon insanımızın her birinin sağlığını korumak, geleceği güvence altına almaktır. Vefat sayısının 45 bine dayandığı, on binlerce insanımızın yoğun bakımlarda sıkıntılı günler geçirdiği, yüz binlerce insanımızın hastanelerde tedavi gördüğü 5 milyon 100 bini insanımızın bu illete maruz kaldığı bir ortamda başka türlü hareket edebilmemiz mümkün değildir. İnsanımızın sağlığını her şeyin önüne koymak, milletimizin bize verdiği sorumluluğun en başta gelen şartıdır. Ramazan ayı boyunca uyguladığımız kısmi ve tam kapanma tedbirleri sayesinde hamdolsun salgını yeniden büyük ölçüde kontrol altına aldık. Kademeli normalleşme takviminin ilk etabını oluşturan Mayıs ayının kalan günleriyle ilgili uygulama esaslarını İçişleri Bakanlığımız kamuoyuna duyurdu.</p>
<p>Buna göre sokağa çıkma kısıtlamasını hafta içi saat 21.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında sürdüreceğiz. Hafta sonları ise Mayıs ayı sonuna kadar sokağa çıkma kısıtlaması devam edecek. Şehirlerarası seyahatler sokağa çıkma kısıtlaması olmayan saatlerde serbestçe yapılabilecek, diğer saatlerdeki yine izne tabi olacaktır. Anaokulları ve kreşler açılacak, diğer eğitim-öğretim kademeleriyle ilgili süreç daha sonra belirlenecektir.</p>
<p>“SALGININ ÜSTESİNDEN ANCAK HEP BİRLİKTE HAREKET EDERSEK GELEBİLİRİZ”</p>
<p>Ayrıntıları yayınlanan genelgede yer alan bu hususların “TMM” diye ifade ettiğimiz temizlik, maske ve mesafe kurallarına uygun şekilde hayata geçirilmesini istiyoruz. Kabine Toplantımızda 1 Haziran’dan itibaren başlayacak kademeli normalleşme takviminin ikinci etabını da ayrıntılı şekilde görüştük, istişare ettik. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre bu konudaki uygulama esaslarını milletimizle paylaşacağız.</p>
<p>Ay sonuna kadar olan süreçte vaka sayılarını daha da aşağılara çekmek için milletimizin kademeli normalleşme döneminin tedbirlerine hassasiyetle uyumunu özellikle rica ediyorum.</p>
<p>Aşı faaliyetlerine tedarik programının el verdiği ölçüde hız veriyoruz. Öğretmenler başta olmak üzere riskli grupların tamamının bir an önce aşılanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Unutmayınız, salgının üstesinden ancak hep birlikte hareket edersek gelebiliriz. Belirlenen tedbirler, hayata geçirilen uygulamalar insanlarımıza eziyet olsun diye değil bu sancılı, sıkıntılı, maliyetli dönemi bir an önce geride bırakmak için milletimizin önüne konmaktadır. Bu konuda zamanında ve etkin tedbirleri almayan ülkelerin daha sonra nasıl ağır bedeller ödediğini sizler de görüyorsunuz. Türkiye böyle bir bedel ödemeden süreci yönetebildiyse bunu vakitlice aldığımız tedbirlere ve milletimizin ortaya koyduğu dirayete borçluyuz.</p>
<p>“BUNDAN SONRA ESKİSİ KADAR KAPSAMLI VE KISITLAYICI TEDBİRLERE İHTİYAÇ OLMAYACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ”</p>
<p>Salgının süresi uzadıkça tahammüllerin azaldığını, sabırların tükendiğini biliyoruz. İnşallah en zorunu geride bıraktık. Bundan sonra eskisi kadar kapsamlı ve kısıtlayıcı tedbirlere ihtiyaç olmayacağını ümit ediyoruz. Ama bir müddet daha dikkatli ve ihtiyatlı gitmek mecburiyetinde olduğumuzu da kabul etmek mecburiyetindeyiz. Bu vesileyle salgının başından beri gösterdikleri gayret için sağlık çalışanlarımıza mülki idare, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımıza, vefa gruplarımızda görev alan kamu personeline, süreçte görev alan herkese şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.</p>
<p>Devlet ve hükûmet olarak salgın döneminde ortaya koyduğumuz samimi ve fedakâr gayretin şahidi, bizatihi milletimizin ta kendisidir. Bununla birlikte salgın artıp vaka ve vefat sayıları yükseldiğinde niye tedbir almıyorsunuz diye ortalığı velveleye verirken, tedbirler uygulanırken niye insanların hayatını bu kadar sınırlıyorsunuz edasıyla ortaya çıkanlar olduğunu da görüyoruz.</p>
<p>Bu zihniyetin yaptığı her şeyden önce insanımızın sağlığına, canına, hayatına, geleceğine, salgınla mücadelede görev üstlenen herkese saygısızlıktır. Hiçbir sorumluluk üstlenmeyip, elini asla taşın altına koymayıp, sadece klavye ve ekran silahşörlüğü ile ortada gezenlerin asıl niyetlerinin ve hesaplarının farkındayız. Bunun için de biz sadece milletimize bakıyoruz.</p>
<p>Sadece milletimizin hakkını, hukukunu, sağlığını, aşını, işini korumanın mücadelesini veriyoruz. Gerisi lafügüzaftır. Gerisi teneke gürültüsüdür, gerisi kifayetsiz muhterislerin salgından çıkar devşirme gayretidir. Hamdolsun milletimiz de bizim ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, neyi amaçladığımızı gayet iyi biliyor.</p>
<p>Buradan bir kez daha salgının başladığı günden bu yana yaptığı fedakârlıklar için milletimin her bir ferdine en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bugünleri geride bıraktığımızda inşallah her şeyin çok daha güzel olacağı bir geleceğin bizi beklediğini göreceğiz.</p>
<p>“SALGIN DÖNEMİNDE DÜNYADA BÜYÜMEYE DEVAM EDEBİLEN NADİR EKONOMİLERDEN BİRİ OLDUK”</p>
<p>Aziz milletim; attığımız her adımda insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla insanımızın hem sağlığını hem de işini ve aşını korumanın mücadelesini verdik. Salgınla mücadele ederken sağlık ve güvenlik hizmetlerinde olduğu gibi sanayi ve tarım üretiminde, lojistikte, ihracatta en küçük bir aksamaya yol açmamak için de çalıştık. Bu sayede salgın döneminde dünyada büyümeye devam edebilen nadir ekonomilerden biri olduk. Kısıtlamalardan etkilenen sektörlere maaş, kira ve gelir desteği, vergi ve prim ödemeleri, hatta ötelemelerini de yaptık. Vergi ve primle ilgili attığımız bu adımların yanında kredi kolaylıkları ve taksit ertelemeleri gibi her türlü kolaylığı gösterdik.</p>
<p>Ülkemizin önemli istihdam ve gelir kaynaklarından olan turizm sektörümüzü ayakta tutmak için ayrıca çalıştık, çabaladık. Her kesimden ihtiyaç sahibi vatandaşımıza çeşitli kalemlerde hibe ödemeleri yaptık. Sadece merkezi yönetim bütçesinden yaptığımız harcamalar şimdiden 79 milyar liraya ulaştı. Bu rakam yılsonunda 104 milyar lirayı bulacak. Bu çerçevede ilaç, tıbbi malzeme, sağlık personeline ek ödeme, tarım üreticilerine sübvansiyonlu kredi desteği temin ettik.</p>
<p>“SALGININ BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA TOPLAMDA 661 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAĞI İNSANIMIZIN EMRİNE VERDİK”</p>
<p>Şimdi bir başka müjdeye daha geliyorum. Yaklaşık 645 bin emeklimizin maaşını bin 500 liraya çıkardık. Tabii bu süreç içerisinde dezenformasyon yapmıyorlar mı? Bazı konvansiyonel medyada, görsel medyada bu tür maalesef dezenformasyon yapanları da görüyoruz. Bunlarda haya, edep, böyle bir şey söz konusu değil. Bakın ben rakam veriyorum.</p>
<p>Esnafımıza verdiğimiz ciro ve kira desteğinden 1 milyon 200 bin vatandaşımız yararlandı. Vergi indirimleriyle, yani devletin 26 milyar lirayı bulan alacağından vazgeçerek pek çok sektöre destek olduk. Kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 768 bin, işsizlik ödeneğinden 1 milyonun üzerinde, nakdi ücret desteğinden de 2 milyon 806 bin vatandaşımız faydalanmıştır. Bu desteklerin tutarı şimdiden 55 milyar lirayı bulmuştur. Haziran sonu itibariyle de 67 milyar liraya ulaşacaktır. Sosyal destek programlarıyla 5 milyonun üzerinde haneye çeşitli defalar doğrudan nakit yardımı yaptık. Merkezi yönetim bütçesiyle birlikte tüm bu nakdi ödemelerin tutarı şimdiden –bu rakama lütfen dikkat edin- 134 milyar lira olarak gerçekleşirken, bu rakam Haziran sonu da 181 milyar lirayı bulacaktır.</p>
<p>Bankacılık sektörümüzün esnaflarımıza, KOBİ’lerimize, ihracatçılarımıza ve vatandaşlarımıza verdikleri kredileri Kredi Garanti Fonu vasıtasıyla kolaylaştırdık. Bugüne kadar 400 bine yakın firmanın, 8 milyon vatandaşımızın ve 848 bin esnafımızın faydalandığı uygun maliyetli bu kredilerin toplamı 315 milyar lirayı aşmıştır.</p>
<p>Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatiflerinin, esnafların, mükelleflerin vergi ve sigorta primi ertelemeleri ve borç yeniden yapılandırmalarıyla her kesimden insanımızı rahatlattık. Bugüne kadar 206 milyar lirayı bulan borç ertelemelerinin tutarı yılsonunda 219 milyar liraya ulaşacaktır. Böylece salgının başladığı günden bu yana toplamda 661 milyar liralık bir kaynağı insanımızın emrine vermiş olduk.</p>
<p>“HİBE PROGRAMIYLA SALGIN TEDBİRLERİ SEBEBİYLE İŞLERİNE ARA VERMEK MECBURİYETİNDE KALAN ESNAFLARIMIZA İKİ GRUP HÂLİNDE DESTEK OLMAYI AMAÇLIYORUZ”</p>
<p>Şimdi esnaflarımıza yönelik yeni bir destek programının müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hibe programıyla salgın tedbirleri sebebiyle işlerine ara vermek mecburiyetinde kalan esnaflarımıza iki grup hâlinde destek olmayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Birinci grupta; kahvehane, kafe, çay bahçesi gibi yerler ile okul ve personel servisleri, düğün salonları, öğrenci yurtları, kantinler, kırtasiyeler, internet kafeler, hamamlar, lunaparklar gibi işletmeler yer almaktadır. Sayıları toplamda 235 bine ulaşan bu işletmelere bir defaya mahsus 5 bin liralık hibe ödemeleri yapacağız.</p>
<p>Destek vereceğimiz ikinci grupta ise bakım, onarım, tamirat, kaporta işleriyle uğraşanlar, seyyar satıcılar, sıhhi teçhizatçılar, hırdavatçılar, müzisyenler, oto yıkamacıları, kuru temizlemeciler, oyuncak, kozmetik ve hediyelik eşya satıcıları, camcılar, çilingirler, bakırcılar, kalaycılar, ayakkabıcılar, tuhafiyeciler, zücaciyeciler, kurs işletmecileri yer almaktadır. Bu gruba daha önceki destek ödemelerinden yararlanan lokantalar, pastaneler, dondurmacılar, terziler, berberler, taksici, minibüsçü ve otobüsçüler ile pazarcılar da dahildir. Toplamda 1 milyon 150 bini aşkın işletmemizi kapsayan bu gruptaki vatandaşlarımıza bir defaya mahsus 3 bin lira hibe ödemesi vereceğiz.</p>
<p>Böylece iki ayrı grup hâlinde 1 milyon 384 binden fazla esnaf ve sanatkârımıza 4 milyar 622 milyon liralık bir kaynağı karşılıksız olarak veriyoruz. Ayrıca salgından etkilenen tüccar, sanayici ve büyük şirketler için de nefes kredisi adı altında kolaylık sağlayacak yeni bir adım atıyoruz. Detayları Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından açıklanacak bu destek programlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>“ÇİFTÇİLERİMİZDEN TEK İSTEĞİMİZ BİR KARIŞ TOPRAĞI DAHİ BOŞ BIRAKMADAN EKMELERİ, BİÇMELERİ, ÜRETMELERİDİR”</p>
<p>Bugün çiftçilerimize de müjdelerimiz var. Bilindiği gibi Ramazan ayı boyunca 180 bin ton patates ve kuru soğanı üreticiden alarak ihtiyaç sahibi ailelere dağıttık. Ayrıca üreticilerimizin elinde bulunan çeltiğin 15 bin tonunu da fiyatı yeniden belirleyerek Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarına dâhil ettik.</p>
<p>Bu yıl dünyada ve ülkemizin bazı bölgelerinde yaşanan kuraklık sebebiyle bazı ürünlerin rekoltelerinde nispeten azalma olacağı anlaşılmaktadır. Mevcut stoklarımız ve yeni mahsul ile birlikte hububat ve bakliyatta ülkemizin kendi ihtiyacını karşılama konusunda herhangi bir sıkıntısı olmayacaktır.</p>
<p>Kuraklıktan zarar gördüğü belirlenen çiftçilerimizin Ziraat Bankasına veya Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları da ertelenecektir. Üretim maliyetleri ile iç ve dış piyasalardaki gelişmeleri de dikkate alarak belirlediğimiz 2021 yılı alım fiyatları ise şu şekildedir: Toprak Mahsulleri Ofisinin geçen yıl ton başına bin 650 lira olan sert ekmeklik buğday alım fiyatını 2 bin 250 liraya. Geçen yıl ton başına bin 275 lira olan arpa alım fiyatını da bin 750 liraya yükseltiyoruz. Bakliyat alım fiyatlarımız ise ton başına kırmızı mercimekte 5 bin lira, yeşil mercimekte 4 bin 150 lira, nohutta ise 4 bin 50 lira olarak belirlenmiştir.</p>
<p>Ayrıca ortalama verimler dikkate alınarak ton başına hububatta 275 lirayı, bakliyatta ise 910 lirayı bulan prim ve destekler verilerek üreticilerimizin giderlerine katkı sağlanacaktır. Açıkladığımız alım fiyatları diğer kamu kurumları içinde referans fiyat olarak farklı fiyatlandırma yapılmayacak, aynı şekilde kabul edilecektir.</p>
<p>Şimdi de çay üreticilerimiz için alım fiyatını açıklıyorum. Geçen yıl yaş çay alım fiyatı kilo başına 3,27 lira. Destekleme ile birlikte 3,4 lira olarak belirlenmişti. Bu fiyat üzerinden 752 milyon tonun üzerinde çay alımı yaparak destekleme ile birlikte toplam 2 milyar 760 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl için yaş çay alım fiyatı kilo başına 3,87 liraya. Destekleme ile birlikte 4 liraya yükseltilmiştir.</p>
<p>Çiftçilerimizden tek isteğimiz bir karış toprağı dahi boş bırakmadan ekmeleri, biçmeleri, üretmeleridir. Destek bizden, gayret çiftçimizden, bereket Allah’tandır. Yeni hasat döneminin ülkemize, milletimize ve özellikle çiftçilerimize hayırlı, bereketli olmasını diliyorum.</p>
<p>“DESTEK PAKETLERİ İLE İNSANLARIMIZIN TAMAMININ YANINDA YER ALDIK”</p>
<p>Aziz milletim, görüldüğü gibi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş rakamlara ulaşan destek paketleri ile insanlarımızın tamamının yanında yer aldık, almayı da sürdürüyoruz. Buna rağmen sıkıntı yaşayanlar olmamış mıdır? Muhakkak olmuştur. Ancak dünyadaki ve bölgemizdeki örnekleri ile mukayese edildiğinde Türkiye’nin hem vatandaşlarına hem iş dünyasına en ciddi ve etkin destekleri sağlayan ülke olduğu bir hakikattir. Üstelik bunu biz söylemiyoruz, uluslararası kuruluşlar ifade ediyor.</p>
<p>Tüm bu gayretlerimize rağmen gönlü buruk kalan vatandaşlarımız varsa onlardan helallik istememiz de inancımızın ve kültürümüzün bir gereğidir. Hak nedir, helal ve helalleşme bilmeyenler elbette buradaki inceliği fark etmez. Bizim bu husustaki muhatabımızda zaten milletimizin kendisidir. Eğer işimizi doğru yapmışsak takdirini milletimizden göreceğiz. Yanlışımız veya eksiğimiz olmuşsa da hesabını milletimize vereceğiz.</p>
<p>Milletimizin teveccühüne nail olduğumuz her vazifede Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Türkiye’nin 81 vilayetinin 973 ilçesinin 50 bini aşkın köy ve mahallesinin her karış toprağında bizim eserlerimiz var. Ülkemizdeki 84 milyon vatandaşımızın her biri hayatının her anında hizmetlerimizden istifade etmektedir.</p>
<p>Bizim eser ve hizmet siyasetimize karşılık ortaya sadece kulp takma, yalan ve iftira atma siyaseti koyabilenlerin bugünleri gibi geçmişlerini de milletimiz gayet iyi biliyor. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda aklınıza gelen her alanda biz eğer 18 yıl içerisinde bu adımlara atmışsak gönlümüz bizim rahat. Türkiye’nin dört bir yanında bu eserler bugün varsa bizim gönlümüz rahat. Şayet Türkiye en azından çok partili hayata geçtiğimiz 1950’den itibaren bu şekilde eser ve hizmet siyaseti merkezli bir anlayışla idare edilmiş olsaydı buğun gelişmekte olan değil, gelişmiş ülkeler listesinin en başında yer alıyor olacaktık.</p>
<p>Geçtiğimiz 19 yılda bir yandan Cumhuriyet döneminin önemli bir kısmına damgasını vuran ihmallerin, eksiklerin, yanlışların telafisiyle uğraşırken, diğer yandan da ülkemizi geleceğe hazırladık. Bunları da 2023 hedefleri ve 2053 vizyonu olarak milletimizin takdirine sunarak girdiğimiz her seçimde sandıkta teyidini aldık. Eser ve hizmet siyaseti yeni Türkiye’nin alametifarikası iken, siyaset ve toplum mühendisliği gayretleri de eski Türkiye’nin hastalıklarıdır. Eski Türkiye’nin hastalığı olan siyaset ve toplum mühendisliği yöntemlerini yeniden tedavüle sokma, merdiven altı siyasetini yeniden canlandırma gayretleri son günlerde artmıştır.</p>
<p>Millete vaat edecek hiçbir şeyi olmayanlar ülkenin vaktini ve enerjisini kısır çekişmelere, suni gündemlere, proje aktörlere yönlendirme çabası içindedirler. Bu sinsi çırpınışların amacı salgın sürecini geride bıraktığımızda hiç olmadığımız kadar yakınlaştığımızı göreceğimiz büyük ve güçlü Türkiye’nin önünü kesmektir.</p>
<p>Gezi olaylarıyla ülkemizi rotasından saptırmayı denediler. Milletimizin sinesine çarpıp geri çekildiler. 17-25 Aralık’ta emniyet ve yargı teşkilatları içindeki hainleri kullanarak bunu denediler. Yine milletimizin itibar görmeyip hüsrana uğradılar. PKK ve DEAŞ terör örgütlerini kullanarak ülkeyi kana ve ateşe bulayarak Türkiye’ye diz çöktürme gayretine girdiler başaramadılar. Güney sınırlarımızı terör koridoruyla kuşatıp ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin birliğine saldırıların hesaplarını ardı ardına yaptığımız harekâtlarla bozduk. Millî iradeyi hedef alan bildirilerle ve vesayet odaklarının oyunlarıyla siyaseti ve hükûmetleri biçimlendirme niyetlerinin önünü gösterdiğimiz kararlı ve ilkeli duruşlarla kestik. Askerî darbelerle ülkenin geleceğini karartmayı adet edinenlere milletimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz 15 Temmuz şanlı direnişiyle en esaslı cevabı verdik.</p>
<p>“PKK-YPG’NİN IRAK’TA VE SURİYE’DE SAKLANAN TERÖRİSTLERİNİN TAMAMINI ETKİSİZ HÂLE GETİRENE KADAR OPERASYONLARIMIZ SÜRECEKTİR”</p>
<p>Şimdi de terör örgütlerini bir daha ülkemizde eylem yapamayacak hâle getirmek için sürdürdüğümüz operasyonlarla hainlerin inlerini başlarına geçiriyoruz, geçirmeye de devam edeceğiz. Pençe Kartal Operasyonu’nda şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimiz başsağlığı diliyorum.</p>
<p>Bu vesileyle milletimle müjdeli bir haberi de paylaşmak istiyorum. Millî İstihbarat Başkanlığımızın uzun süredir yürüttüğü çalışmalar neticesinde yerini belirlediği PKK’nın Suriye genel sorumlusu Sofi Nurettin kod isimli terörist Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen operasyonla etkisiz hâle getirilmiştir.</p>
<p>PKK’nın en üst düzey yöneticilerinden olan Suriye kökenli bu terörist uzun süre örgütün sözde silahlı kanadının sorumluluğunu yürütmüş, ardından da Suriye’deki faaliyetlerin başına geçmiştir. Türkiye’ye yönelik pek çok kanlı eylemin faili olan bu terörist Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarında askerlerimize karşı yapılan pek çok saldırının da sorumlusudur. Gara Operasyonu sırasında 13 masum insanımızın şehit edilmesi talimatını verenlerden biri yine bu teröristtir.</p>
<p>Millî İstihbarat Başkanlığımızın ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gerçekleştirdiği operasyonla etkisiz hâle getirilen Sofi Nurettin’in durumu PKK-KCK ile PYD-YPG’nin aynı örgüt olduğu gerçeğini inkârı mümkün olmayacak şekilde bir kez daha ortaya koymuştur. PKK-YPG’nin Irak’ta ve Suriye’de saklanan elebaşıları ve teröristlerinin tamamını etkisiz hâle getirene kadar operasyonlarımız sürecektir.</p>
<p>Terör örgütünün bu önemli elebaşının etkisiz hâle getirilmesinde görev alan istihbaratçılarımızı ve askerlerimizi tebrik ediyor, her birinin alınlarından öpüyorum. Bu ülkeye ihanet eden, kurşun sıkan, herhangi bir insanımıza zarar veren, hele hele vatanımızın bütünlüğüne, milletimizin birliğine, devletimizin bekasına tehdit oluşturan herkesi aynı akıbetin beklediğini bugün bu millete seslenişte hatırlatıyorum.</p>
<p>“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ KARARLI MÜCADELE SAYESİNDE SUÇ ÖRGÜTLERİNİ ÜLKENİN VE MİLLETİN BAŞINA MUSALLAT OLMAKTAN TAMAMEN ÇIKARDIK”</p>
<p>Diğer yandan, 19 yıl önce ülkenin yönetimini devraldığımızda yaptığımız en önemli işlerden biri de geçmişte terör örgütleri ve ideolojik kavgalar yanında suç örgütlerinin cirit attığı ülkemizin her yerinde huzuru sağlamak olmuştur. Yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde suç örgütlerini ülkenin ve milletin başına musallat olmaktan tamamen çıkardık. Demokrasi ve hukuk dışı her araçtan medet umanlar, şimdi yeni arayışlara yönelmişlerdir. Türkiye’yi vesayetin, darbecilerin, gözü doymaz ekonomik tetikçilerin, demokrasiyi hazmedememiş iç ve dış siyaset mühendislerinin, her türünden çetelerin pençesinden nasıl kurtardıysak bu kirli senaryoyu da aynı şekilde bozacağız.</p>
<p>En büyük üzüntümüz, ülkemizde hâlâ çetelerden medet umacak kadar zavallılaşan, küçülen haysiyet fukarası kişiliklerin olduğunu görmektir. PKK’yı ve onun destekçilerini bile samimi ve açık bir dille kınamaktan kaçınanların çetelerle aynı yolda yürümeye başlamaları karşısında şu gerçeği hatırlatmak isterim: Terör örgütler gibi suç çeteleri de zehirli bir yılan gibidir, onlarla aynı çuvala girerseniz daha sonra başınıza geleceklere rıza göstermiş olursunuz. Biz demokrasiye, millî iradeye, hukuka, medeniyetimizin ve tarihimizin üzerimize yüklediği sorumluluklara uygun şekilde çalışmaya, mücadele etmeye, hedeflerimize doğru ilerlemeye devam edeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi yollara başvururlarsa vursunlar, eski Türkiye hastalıklarını hortlatma noktasında mesafe alamayacaklar. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına da engel olamayacaklardır.</p>
<p>“84 MİLYON HEP BİRLİKTE KUDÜS NÖBETİMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ”</p>
<p>Aziz milletim, Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı’nı salgın şartlarının yol açtığı mahzunluğun yanı sıra, Kudüs’ten ve Filistin şehirlerinden gelen acı haberlerin burukluğu içinde geçirdik. Maalesef birilerinin Filistin’den bize ne, Kudüs’ten bize ne şeklindeki cehalet ve nefret kokan yaklaşımlarına şahit olabiliyoruz.</p>
<p>Hâlbuki Kudüs’ün sembolü olduğu coğrafya insanlığın en kadim yerleşimlerine ev sahipliği yapan bir bölgedir. Hazreti İbrahim’den Hazreti Davut’a ve Hazreti Süleyman’a kadar bizim de peygamberimiz olan nice nebi bu topraklarda yaşamış, bu topraklarda izler bırakmışlardır. Resulü Ekrem Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam Miraç’a çıktığı yer Mescid-i Aksa’nın haremindedir.</p>
<p>Hıristiyanlığın tüm mezheplerinin en önemli kiliseleri Kudüs sınırları içindedir. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh Kudüs’ü fethettiğinde Hıristiyanların kiliselerine dokunmamış, kendi adını taşıyan camiyi hemen onların bitişiğine kurmuştur. Mescid-i Aksa’nın ilk avlusunun adı Yavuz Sultan Selim’in 12 bin askeriyle şamdanlarını yakarak gelip burada kıldığı yatsı namazına atfen 12 Bin Şamdanlı Avlu olarak geçer.</p>
<p>Kudüs’ün bugünkü fiziki görüntüsü surlarıyla, çarşılarıyla ve diğer pek çok yapısıyla Osmanlı padişahlarının eseridir. Peygamberimizin Aleyhissalatu Vesselam Miraç’a yükseldiği kayanın üzerinde inşa edilen Kubbet’üs Sahra’nın tepesine Osmanlı’nın diktiği alemi Kudüs ve pek çok şehirdeki ecdat yadigârı eserler gibi yenileyen yine biz olduk, ecdadımız oldu. Asırlarca ecdadımız bu mübarek beldeyi korumak, imar etmek ve oradaki her dinden insanı huzur içinde yaşatmak için var gücüyle çalışmaktır.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Kut’ül Amare’de seferler kazanan Osmanlı, 1917’de Gazze’ye ve ardından Kudüs’e yönelik saldırıları Anadolu’daki Ermeni ve Rum isyanlarının yol açtığı sıkıntıların da etkisiyle karşılamakta zorlanmıştır. Gazze’ye yapılan ilk iki saldırıyı püskürten 30 bin kişilik çoğu Çanakkale’den gelmiş olan yorgun Osmanlı Ordusu, takviyeyle asker sayısı 110 bine çıkan ve silah gücü artan düşmanın 3’üncü saldırısının ardından çekilmek mecburiyetinde kalmıştır. Bu savaşlarda iddiaların aksine bölgedeki Filistinli Arapların önemli bir kısmı düşmanın yanında yer almamış bizimle birlikte mücadele etmiştir.</p>
<p>Çekildikten sonra da Kudüs’ü yalnız bırakmadık. Merhum bir tarihçi gazetecimiz 1972 yılında yaptığı Kudüs ziyaretinde Mescid-i Aksa’nın avlusunda başında Osmanlı askeri kalpağı ve sırtında askeri palto kalıntıları olan uzun boylu, kavruk yüzlü bir ihtiyara rastlar. Gazetecimiz bu ihtiyara yaklaşıp Türkçe olarak selam verdiğinde, karşısındaki meczup görünümlü kişi donuk yüzü gülümseye dönerek aleyküm selam oğul diye mukabelede bulunur. Sonra gazetecimiz karşısındaki kişinin hikâyesini öğrenir, bu kişi 9 Aralık 1917’den, yani son Osmanlı birliği Kudüs’ten ayrılırken orayı muhafaza etmek üzere bırakılan artçı birlikten imiş, Iğdırlı Hasan Onbaşı o günden beri de Mescid-i Aksa’dan ayrılmamıştır. Evet, başka hiçbir şey değil ise bile Hasan Onbaşının bu hatırası bize Kudüs’ü her şeyimizle savunmamız gerektiğini göstermeye yeterlidir.</p>
<p>Evet, bugün Biden’ın ciddi bir İsrail’e silah onayıyla ilgili imzasını gördük. O da bakıyoruz ki çok çok önemli, 850 bin silah onayı. Lafa geldiğinde silahsızlanma, şu-bu vesaire, bunları konuşuyorlar. Sayın Biden, sözde Ermeni soykırımında Ermenilerin yanında yer aldı, şimdi de ciddi manada orantısız bir saldırıyla Gazze’ye saldıran ve yüz binlerce insanın şahadetine vesile olan bu olayda da ne yazık ki siz kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz. Bunu söylemeye bizleri mecbur ettiniz, çünkü biz bu konularda çok daha fazla duramayız, durmayacağız. Ve bugün de tekrar hatırlatıyorum, 84 milyon hep birlikte Kudüs nöbetimizi devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz.</p>
<p>“BİZE DÜŞEN GÖREV MAZLUMUN YANINDA YER ALMAKTIR”</p>
<p>Osmanlı’nın yıkılışıyla barış ve huzur iklimini kaybeden pek çok coğrafya gibi Filistin toprakları da zulümle, acıyla, kanla yakınıyor, siz de buna destek veriyorsunuz. Bugün Filistinliler tarafından El Nakba, yani felaket günü olarak adlandırılan 1948 yılından itibaren ise bu kadim topraklardaki çatışmalar ve istikrarsızlıklar tek taraflı bir katliam ve hırsızlık hâline dönüşmüştür. Deir Yasin katliamından beri hiç durmayan bu zulüm, Filistinlilerin ardı kesilmeyen göçleriyle, kamplardaki zorlu hayat şartlarıyla uğradıkları katliamlarla süregelmiştir. Elbette bu kötü fotoğrafın ortaya çıkmasında ve sürmesinde Filistinlilerin kendi aralarındaki çekişmeler ile kimi Arap ülkelerinin meseleye bakış açılarındaki yanlışlar da etkili olmuştur. Her ne olursa olsun bize düşen görev mazlumun yanında yer almak ve onun hakkını, hukukunu gözetmektir.</p>
<p>İsrail’in 1967 savaşının ardından Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayarak saldırılarına devam etmesi, bölgedeki acıları derinleştirmiştir. Sadece 1948 ile 1967 yılları arasında 3,5 milyondan fazla Filistinli yurtlarından edilerek mülteci durumuna düşürülmüştür. Lübnan’ın 1982 yılındaki işgali sırasında Sabra ve Şatilla kamplarındaki binlerce savunmasız sivil Filistinli mültecinin hunharca katli dahi dünyayı İsrail’i durmak için harekete geçirmeye yetmemiştir. Filistin halkının intifada olarak adlandırılan İsrail saldırılarına karşı sivil itaatsizlik eylemleriyle kendini, evini, vatanını koruma mücadelesinin hep yanında olduk, olmayı da sürdüreceğiz.</p>
<p>Sınırları hâlâ belirsiz olan İsrail Devleti, Siyonist hayaller peşinde koşan siyasetçilerin ve insanlığa karşı suç işlemeyi mubah sayan radikallerin elinde bir terör aygıtına dönüşmüştür. Fanatik Yahudiler 1995’teki barış görüşmeleri sırasında Filistinlilere taviz vermekle suçladıkları kendi Başbakanlarını dahi öldürmekten çekinmeyecek kadar işi ileriye götürebilmişlerdir.</p>
<p>Evet, bir Yahudi Başbakan -ismini vermeyeceğim- bana öyle demişti, Generalliğimde ne zaman ki Filistinlileri öldürüyordum, bana en büyük zevki o veriyor demişti, bunu ziyaretimde Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı şahsıma söylüyordu. Bunların cibilliyetinde bu var, bunlar kan emmekle ancak doyar.</p>
<p>Filistin halkına sürekli demokrasiyi ve meşru hak arama yollarını tavsiye edenler, diplomasi alanındaki mücadelelerinde Filistinlileri hep yalnız bırakarak riyakârlıklarını ortaya koymuşlardır. Ve bunlar zaten terörden gelmişlerdir, hepsi terör içerisinde yetişmişlerdi. Şu andaki o da aynı. İsrail’in 2008’den itibaren Gazze’ye ve diğer Filistin hedeflerine yönelik saldırıları da uluslararası alanda yeterli karşılığı bulamamıştır.</p>
<p>“TÜRKİYE, FİLİSTİN TOPRAKLARINDA İKİ DEVLETLİ ADİL BİR ÇÖZÜMDEN YANA OLDUĞUNU HER FIRSATTA İFADE ETMEKTEDİR”</p>
<p>Ülkemizden Filistin’e yardım için giden bir uluslararası yardım organizasyonuna da uluslararası sularda saldıran İsrail hukuk tanımazlığını burada bir kez daha göstermiştir. Ya bunlar yavruları öldürecek kadar katil. Yavru yavru, beş yaşında, altı yaşındaki yavruları öldürecek kadar bunlar katil. Kadınları yerlerde süründürerek öldürecek kadar katil. Yaşlı insanları öldürecek kadar katil, bunların eşi benzeri yok. Ve aynı suda maalesef beslenenler de bunları destekliyor.</p>
<p>İsrail’in 2016 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı yerleşimleri hemen durdurması kararını tanımadığını açıklaması bile bu haydut devlete, bu terörist devlete karşı etkin tedbirler alınmasını sağlayamamıştır. Tam tersine, Amerika’nın ve onu takip eden kimi ülkelerin 2017 yılı sonunda Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını ilan etmeleri bu katil devletin kan dökme iştahını artırmıştır. Üstelik bu korsan adımla 1967 anlaşmasının temelini teşkil eden bağımsız Filistin Devleti’nin başkentinin Doğu Kudüs olacağı hükmü de fiilen uygulanamaz hâle gelmiştir.</p>
<p>İsrail’in artık her Ramazan ayında tekrarlamayı alışkanlık hâline getirdiği saldırıları ve katliamları 2021 yılında da özellikle de bu Ramazan Bayramı’nı hepimize zehir etmiştir. Bir yandan Kudüs’ün mahremiyetine el uzatan, diğer yandan Gazze’deki sivilleri insafsızca bombalayan, içinde medya gruplarının olduğu devasa bir binayı da bombalayarak yerle bir edenler işte bu terör devleti İsrail’dir.</p>
<p>İsrail kendini savunan Filistinlilerin direnişlerini zulmüne bahane etmekten de geri durmuyor. İsrail’in bombalayarak, kurşunlayarak, araçlarla üzerinden geçerek katlettiği onlarca masum çocuğu, yüzlerce masum sivili, evlerini yıktığı, sürekli taciz ederek göçe zorladığı on binlerce Filistinli aileyi görmezden gelenler Tel Aviv’e atılan füzeleri öne sürerek insanlığın vicdanını gölgelemeye çalışmaktadır. Kaç tane roket atmışlar, attıkları roketlerle acaba yok olan nedir; bir de bunu açıklayın ya. Ama siz orantısız güç kullanıyorsunuz ve siz savaş uçaklarınızla birlikte Gazze’ye bomba yağdırıyorsunuz. Acaba Gazze’nin savaş uçakları var mı? Yok. Sizde sayısızca, onlarla vuruyorsunuz. Kiminle neyi aldatacaksınız? Ben şu anda Ankara’dan tüm dünyaya bunu seslenmek istiyorum, bunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>Filistinli çocukların bombalarla ölmesiyle ilgilenmeyenler, İsrailli çocukların füze seslerinden korkması karşısında dehşete kapılabilmektedir; şu hâle bak. Hâlbuki çocuklar öldürülürken değil uyutulurken sessiz kalınmalıdır. Kadınları, yaşlıları, sivilleri öldürenler değil koruyanlar takdir edilmelidir. Kendi ülkelerinde patlayan bir bomba için binlerce kilometre ötede taş üstünde taş bırakmayanlar, Filistinlilerin onurlarını ve evlerini koruma çabasını teröristlik olarak rahatlıkla tanımlayabiliyor. Filistin’de yaşanan trajediye arkasını dönen veya açıkça destek olanlar aslında yarın kendi başlarına gelecek felaketlerin tohumlarını ektiklerini unutmamalıdır.</p>
<p>Şu anda buradan Avrupa’ya sesleniyorum, yeri geldiği zaman dost olarak bize hitap edenlere sesleniyorum ve şu anda onlara bir şeyi hatırlatıyorum: Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çeken Avusturya devletini telin ediyorum. Böyle bir resmî makama bir terör devletinin bayrağını çekmek terörle iz düşümü bir hayat yaşamak demektir. Avusturya devleti herhalde soykırıma tabi tuttukları Yahudilerin faturasını Müslümanlara ödetmeye çalışıyor.</p>
<p>Aynı şekilde İsrail’in Kudüs’te ve Gazze’de yaptıklarına destek veren diğer ülkeler de çocuk katillerinin günahlarına ortak olmak suretiyle tarihe, insanlığa karşı işledikleri bu suçun karasıyla anılacaklardır. Türkiye, tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi, Filistin topraklarında da iki devletli adil bir çözümden yana olduğunu her fırsatta ifade etmektedir. 1967 sınırları temelinde başkenti Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması için her platformda çaba göstermeyi sürdüreceğiz.</p>
<p>“KUDÜS’ÜN KALICI BİR BARIŞA VE HUZURA KAVUŞMASI İÇİN HERKESİN FEDAKÂRLIK YAPMASI GEREKİYOR”</p>
<p>Esasen gelinen noktada artık Kudüs konusunda ayrı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Müslümanların, Yahudilerin ve Hıristiyanların vazgeçilmez dinî sembollerini bünyesinde barındıran Kudüs’ün kalıcı bir barışa ve huzura kavuşması için herkesin fedakârlık yapması gerekiyor.</p>
<p>Dün katolik dünyasının ruhani lideri Sayın Papa Fransuva ile yaptığımız telefon görüşmesinde bu hissiyatımı kendisiyle de paylaştım. Osmanlı döneminde tüm inanç mensuplarının kendi ibadetlerini rahatça yapabilmelerine, ibadet imkânlarına sahip çıkabilmelerine imkân veren uygulamadan ilham alarak şu teklifi yapıyoruz: Kudüs’ün üç dinin temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yönetilmesi günümüz şartlarında en doğru ve tutarlı yol olacaktır. Aksi takdirde bu kadim şehirde kalıcı barışı sağlamak kolay mümkün görülmüyor.</p>
<p>İsrail güvenlik güçlerinin bu korumadaki Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik her saldırısı fitili ateşlenen bir bomba etkisi yapmaktadır. Dünya tarihi Kudüs’te ateşlenen bombaların yol açtığı devasa çatışmaların, yıkımların, oluk oluk akan kanların örnekleriyle doludur. Bu tehdidin önüne geçmenin mevcut durumundaki en hızlı ve etkin yolu, Kudüs’ü teklif ettiğimiz şekilde yeni bir yönetim statüsüne kavuşturmaktır.</p>
<p>Birleşmiş Milletleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, kuruluş amaçlarından biri de bu olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nı ve diğer tüm uluslararası kuruluşları bir an önce ve etkin şekilde Kudüs ve Filistinli mazlumlar için harekete geçmeye çağırıyoruz.</p>
<p>Perşembe günü Türkiye’nin girişimleriyle toplanacak olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sorunun çözümüne yönelik kayda değer bir adım atılmasını temenni ediyoruz. Dışişleri Bakanımızın da katılacağı bu toplantıyı önemsiyoruz.</p>
<p>İsrail’in bombaları ve kurşunları altında öldürülen, evleri başlarına yıkılan, yurtlarından atılmaya çalışılan insanlara hiç değilse denizlerdeki balıklar, göklerdeki kuşlar, ormanlardaki ağaçlar kadar hassasiyet gösterilmesini bekliyoruz. Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşturulması ve Filistin halkının saldırılardan korunması için atılacak uluslararası adımlar hususunda ihtiyaç duyulacak her türlü siyasi ve askerî desteği vereceğimizi bir kez daha buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Son olarak diyorum ki, bu millet de bizimdir, bu ümmet de bizimdir, bu insanlık da bizimdir. Biz medeniyetimizden ve ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz mirasa uygun şekilde bunların hepsini de kucaklayarak kendimiz ve kardeşlerimiz için en doğrusunu, en hayırlısını, en güzelini yapmayı sürdüreceğiz. İnsanlıktan nasibini almamışların ümmet bilincine sahip olmayanların mensubu bulundukları millettin değerlerine düşmanlık besleyenlerin önünde sonunda hak ettikleri zillet çukuruna yuvarlanacaklarından şüphe duymuyoruz. Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.”</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/127896/-ramazan-ayi-boyunca-uyguladigimiz-kismi-ve-tam-kapanma-tedbirleri-sayesinde-salgini-yeniden-buyuk-olcude-kontrol-altina-aldik-</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/kudusun-kalici-bir-barisa-ve-huzura-kavusmasi-icin-herkesin-fedakarlik-yapmasi-gerekiyor-h16144.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-12-h16124.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-12-h16124.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 16:23:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLANTI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-12-h16124.html</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı. Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/127892]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı.</p>
<p>Kaynak:https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/127892</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-12-h16124.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz”</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/ramazan-ayinin-ilk-iki-haftasinda-tedbirleri-biraz-daha-sikilastirarak-kismi-kapanma-uygulamasina-geciyoruz-h14884.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/ramazan-ayinin-ilk-iki-haftasinda-tedbirleri-biraz-daha-sikilastirarak-kismi-kapanma-uygulamasina-geciyoruz-h14884.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 21:03:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[“Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz”]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLANTI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/ramazan-ayinin-ilk-iki-haftasinda-tedbirleri-biraz-daha-sikilastirarak-kismi-kapanma-uygulamasina-geciyoruz-h14884.html</guid>

					<description><![CDATA[“Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz. Amacımız, bu iki haftalık sürede vaka ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;"> “Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz”</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı ardından yaptığı açıklamada, “Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz. Amacımız, bu iki haftalık sürede vaka ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sözlerime başlarken milletimizin ve tüm İslam âleminin bugün ilk orucunu tuttuğumuz ve ilk iftarını yapacağımız Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyorum. Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan’ın milletimizle birlikte tüm insanlığın sağlık, huzur, güven dolu günlere kavuşmasına vesile olmasını diliyorum. Müslümanlar olarak bu ayın her gününü ibadet ve manevi arınma yanında helalleşme, dayanışma, yardımlaşma, iyiliği ve sevgiyi yüceltme fırsatına dönüştüreceğimize yürekten inanıyorum. Rabbimden bizleri Ramazana ulaştırdığı gibi sağlık ve afiyetle bayrama da eriştirmesini niyaz ediyorum.</p>
<p>Dünyanın neresinde bir kalbi buruk, gözü yaşlı, yüreği yaralı, sıkıntı içinde bir masum, bir mağdur, bir garip varsa hepsinin de Ramazan ayı hürmetine felaha, kurtuluşa, selamete kavuşması için dua ediyoruz.</p>
<p>Son Kabine Toplantımızdan bu yana diğer çalışmalarımızın yanı sıra ülkemiz açısından çok önemli bir dizi uluslararası programa katıldık.</p>
<p>Önceki hafta Türk Konseyi devlet başkanlarıyla çevrimiçi olarak gerçekleştirdiğimiz zirvede sağlıktan ticarete geniş bir yelpazede iş birliği ilerletmenin yollarını aradık. Tam ve gözlemci üyelerin yanı sıra Türk Konseyi’ne katılmak isteyen çok sayıda ülke bulunuyor. Artık bu oluşumu uluslararası bir örgüt hâline getirmemizin zamanının geldiğini görüyoruz.</p>
<p>Konsey bünyesinde kurulan çok sayıda yapı ile üzerinde çalışılan vizyon belgesi çok daha güçlü bir kurumsallaşma ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu hususta diğer devlet başkanlarıyla da mutabık olduğumuzu memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah salgın şartlarının elvermesi hâlinde Kasım ayında Türkiye’de ev sahipliği yapmayı planladığımız 8. Olağan Zirve’de bu doğrultuda somut adımları atacağız.</p>
<p>İstanbul’da prestijli bir tarihî binayı Konsey’in ve ileride kurulacak yapının yönetim ihtiyaçlarını karşılamak için hazırladık.</p>
<p>“TÜRKİYE, AB İLE İLİŞKİLERİNDE DAİMA SAMİMİ VE ŞEFFAF OLMUŞTUR”</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği Konsey Başkanı Sayın Michel’i ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Sayın Von der Leyen’i ülkemizde ağırlayarak gündemimizdeki konuları enine boyuna konuştuk.</p>
<p>Gümrük Birliği’nden vize serbestisine, Doğu Akdeniz’den Ege ve Kıbrıs’a, 18 Mart Mutabakatı’ndan güncel gelişmelere kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan bu gelişmenin ilişkilerimiz bakımından yeni bir dönüm noktası teşkil etmesini umuyoruz. Bu ortak konu başlıklarının yanı sıra, muhataplarımızın gündeme getirdiği hususlarla ilgili de kendilerini detaylıca bilgilendirdik. Hep söylediğimiz gibi; Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde daima samimi ve şeffaf olmuştur. En başından beri Avrupa Birliği’ne tam üyelik için gerekli şartları karşılayacak adımları birer birer attık.</p>
<p>Demokratik ve ekonomik kriterler bakımından bizden sonra başvurduğu hâlde hızla Birliğe üye yapılan ülkelerin çok önünde olduğumuz bir gerçektir. Son olarak 18 Mart Mutabakatı çerçevesinde üzerimize düşenleri fazlasıyla yerine getirerek Avrupa’nın ciddi siyasi ve ekonomik krizlere yol açacak bir düzensiz göç akınına uğramasının önüne geçtik. Avrupa ülkelerinde salgın sürecinde yaşanan toplumsal kargaşalar karşısında verilen demokrasiye ve hukuk devleti ilkelerine aykırı tepkiler, Türkiye’ye yönelik çifte standardı bir kez daha gözler önüne sermiştir.</p>
<p>“AB TAM ÜYELİK HEDEFİNE VE TAAHHÜTLERİMİZE BAĞLIYIZ”</p>
<p>Terörle mücadele başta olmak üzere Avrupa ile mukayese edilemeyecek pek çok tehditle karşı karşıya bulunan Türkiye’ye yöneltilen ithamların ilkesel temeli olmadığını her fırsatta muhataplarımıza anlatıyoruz.</p>
<p>Biz hâlâ Avrupa Birliği tam üyelik hedefine ve bu çerçevedeki taahhütlerimize bağlıyız. Avrupa Birliği’nden tek talebimiz; üyeliği kabul edilen diğer ülkelerle aynı süreçlere ve uygulamalara tabi tutulmamızdır.</p>
<p>Bir kez daha altını çizerek tekrar etmek istiyorum; Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, ekonomide güven ve istikrar gibi hususlardaki gayretleri öncelikle kendi vatandaşlarının hak, özgürlük ve refah seviyesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu süreci Avrupa Birliği ile birlikte yürütürsek çok daha memnun kalırız. Aksi takdirde biz kendi vatandaşlarımız için en iyisi, en hayırlısı, en faydalısı neyse onu yapmayı zaten sürdüreceğiz.</p>
<p>Kısaca D-8 diye ifade ettiğimiz gelişen sekiz ülke teşkilatının Bangladeş’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen 10. Zirvesi’ne de yine çevrimiçi olarak iştirak ettik. Rahmetli Erbakan Hocamızın kuruluşuna öncülük ettiği, sekretaryası da İstanbul’da bulunan D-8’i çeyrek asırlık geçmişine rağmen hâlâ hak ettiği yere gelememiş bir yapı olarak görüyoruz.</p>
<p>“D-8’İ GÜÇLENDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ GAYRETİ GÖSTERİYORUZ”</p>
<p>Bu teşkilat savaşın yerine barışın, çifte standardın yerine adalet ve kalkınmanın, sömürü yerine paylaşımın, baskı ve tahakküm yerine insan hakları, özgürlük ve demokrasinin hâkim kılınması gibi gerçekten ulvi değerler esas alınarak kurulmuştur. Dünyanın bu değerlere olan ihtiyacı tartışmaya mahal bırakmayacak derecede açıkça ortadadır.</p>
<p>Bu anlayışla Türkiye olarak çoğunluğu gençlerden oluşan yaklaşık 1,1 milyarlık bir nüfusu temsil eden D-8’i güçlendirmek için her türlü gayreti gösteriyoruz, göstermeyi sürdüreceğiz. Teşkilatın yeni üyeler ve ortaklarla güçlendirilerek, ticari ilişkilerini genişleterek sosyal ve kültürel yakınlaşmayı artırarak hem kendi mensuplarına, hem insanlığa çok hayırlı hizmetler verebileceğine inanıyorum.</p>
<p>Geçtiğimiz Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ile turizmden Ukrayna krizine, Suriye’den Karabağ’a kadar pek çok konuyu ele aldığımız oldukça verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. Rusya ile şartlar ne olursa olsun açık tuttuğumuz diyalog kanallarının bölgemizdeki krizlerin tehlikeli boyutlara ulaşmadan önüne geçilmesi hususunda gerçekten başarılı sonuçlara vesile olduğuna inanıyorum. Bu güçlü, etkin ve yapıcı diplomasi iş birliğinin bölgemizdeki ve dünyadaki birçok sorunun çözümü için de iyi bir örnek teşkil ettiğini düşünüyorum.</p>
<p>Hemen ertesi gün de Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski’yi Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımız vesilesiyle İstanbul’da ağırladık. Sayın Zelenski ve heyetiyle Rusya ile aralarında Donbass krizi başta olmak üzere ikili ve bölgesel pek çok meseleyi değerlendirdik.</p>
<p>“TÜRKİYE VE UKRAYNA’NIN İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRME YÖNÜNDE ATACAKLARI HER ADIM, BÖLGE BARIŞI İÇİN DE ÖNEMLİ”</p>
<p>Kırım konusundaki ortak hassasiyetimizi bir kez daha paylaştığımız bu görüşmede iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasını da bir an önce imzalama hususunda mutabık kaldık.</p>
<p>Sayın Zelenski’den Tatar kardeşlerimizin Kiev’de gerçekleştirmeyi planladıkları konut projesi ve cami inşaatı ile ülkemizin yeni Büyükelçilik binası hususunda da destek istedik.</p>
<p>Karadeniz’in iki yakasındaki Türkiye ve Ukrayna’nın ilişkilerini geliştirme yönünde atacakları her adımın bu iki ülke yanında bölgenin barışı ve huzuru için de önemli olduğuna inanıyoruz.</p>
<p>Pazar günü ise Uluslararası Demokratlar Birliği’nin Kadın ve Gençlik Kolları yönetimleriyle bir araya gelerek Avrupa’daki vatandaşlarımıza verdikleri hizmetleri değerlendirdik.</p>
<p>Yaklaşık 60 yıl önce misafir işçi olarak gittikleri Avrupa’da bugün 6 milyonluk bir temsil gücüne ulaşan vatandaşlarımızın siyasetten ekonomiye, bilimden sivil topluma kadar her alanda gösterdikleri başarıyı takdirle takip ediyoruz. Karşılaştıkları tüm zorluklara, ayrımcı ve ırkçı muamelelere rağmen Avrupa’da kalıcı olduklarını ortaya koyan vatandaşlarımızın her konuda yanlarında olduk, olmayı da sürdüreceğiz.</p>
<p>Uluslararası Demokratlar Birliği’ni Avrupa’daki vatandaşlarımızın hukuk, demokrasi ve meşruiyet zemininde yürüttükleri kararlı mücadelenin en önemli temsilcilerinden biri olarak görüyoruz. Birlik yönetimine bu doğrultuda sarf ettikleri çabaları sebebiyle buradan bir kez daha teşekkür ediyor başarılar diliyorum.</p>
<p>Dün de Libya Millî Birlik Hükûmeti Başbakanı Sayın Abdulhamid Dibeybe’yi Kabinesinin önemli bir kısmının da içinde yer aldığı heyetiyle birlikte Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ağırladım. Libya bizim için herhangi bir ülke değildir. Yaklaşık 500 yıllık kadim ilişkilere sahip olduğumuz Libya’nın barış, huzur ve esenlik içinde yaşamasını en az kendi bekamız kadar önemsiyoruz.</p>
<p>“LİBYA’NIN KALKINMASI VE GELECEĞİNE GÜVENLE BAKABİLMESİ İÇİN KATKI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</p>
<p>Libya ile ortak tarihimizden aldığımız güçle geleceğimizi inşa ediyoruz. Bu ülkenin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine yapılan saldırılar karşısında Libyalı kardeşlerimizin yanında yer almaktan hiçbir zaman sarfınazar etmedik. Hamdolsun verdiğimiz destek sayesinde Libya’nın yeniden istikrar ve huzur yoluna girmesini sağladık.</p>
<p>Başbakan Sayın Dibeybe’yle yaptığımız görüşmede kendisine, Millî Birlik Hükûmeti’nin ülkenin tamamında egemenlik kurması için her türlü desteği vereceğimizi tekrar ifade ettik. Uluslararası toplumdan beklentimiz ise darbecileri bir kenara bırakarak Libya’nın meşru yönetiminin yanında yer almalarıdır. Libya’nın yaralarının sarılması, yeniden imarı, kalkınması ve geleceğine güvenle bakabilmesi için kardeşlerimize her türlü katkıyı yapmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Görüldüğü gibi Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada izlediği yapıcı politikaları tüm taraflar için somut ve hayırlı neticelere ulaştırmak amacıyla yoğun gayret gösteriyoruz. Aynı şekilde ülke içinde de bir yandan salgınla mücadelemizi devam ettirirken bir yandan da demokrasi ve kalkınma hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. Hukuk ve ekonomi reformlarıyla ilgili takvimleri yakından takip ediyor, adım-adım hayata geçiriyoruz. Ülkemizi yeni ve sivil bir anayasaya kavuşturma gayretlerimizi titizlikle ve sabırla devam ettiriyoruz.</p>
<p>Sınırlarımız içinde güvenliği tahkim etmek, sınırlarımızı hassasiyetle korumak ve sınırlarımız ötesindeki önleyici harekâtlarımızı sürdürmek suretiyle Türkiye’nin bir daha terör tehdidine maruz kalmamasını sağlıyoruz.</p>
<p>“FİNANSAL DALGALANMALARIN ÜSTESİNDEN GELECEK TEDBİRLERİ KARARLILIKLA UYGULUYORUZ”</p>
<p>Ekonomide üretim tarafında işler gayet iyi gidiyor. İhracatımız her ay rekorlar kırarak artarken fabrikalarımız mal yetiştirmek için gece-gündüz çalışıyor. Organize sanayi bölgelerimiz başta olmak üzere tüm üretim merkezlerinde gözle görülür bir hareketlilik var.</p>
<p>Taleplere yetişebilmek için sürekli yeni yatırımlar, kapasite genişletmeler, ilave istihdamlar yapılıyor. Üreticilerimizin yeni makine tedarikindeki lojistikleri, ham madde ve ara malındaki küresel sıkıntılar olmasa çok daha büyük atılımlar gerçekleştireceklerini biliyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin reel ekonomik durumunu asla yansıtmayan finansal dalgalanmaların üstesinden gelecek tedbirlerimizi kararlılıkla uyguluyoruz. Bu çerçevede verdiğimiz mücadeleyi kısır siyasi kampanyalarının aracı hâline dönüştürmeye çalışanları hiç değilse böyle kritik bir dönemde ülkelerinin ve milletlerinin yanında saf tutmaya davet ediyorum.</p>
<p>Türkiye’nin terör örgütleriyle, darbe heveslileriyle, ekonomik tetikçilerle, siyaset mühendisleriyle, sosyal kargaşa çıkartma gayretleriyle mücadelesinde gerçekten kritik bir safhaya geldik.</p>
<p>Artık 2023 hedeflerinin sembolü hâline geldiği bu mücadeleyi kazandığımızda önümüzde daha aydınlık bir dönemin kapıları açılacak. Aksi bir durumda ise Türkiye’yi yeniden 1970’lerin, 1990’ların kaotik devrine geri döndürmek isteyenlere gün doğacaktır. Ancak birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, hedeflerimize sahip çıkarak aşabileceğimiz bu mücadelenin önünü tıkamak isteyenlere aradıkları fırsatı vermeyeceğiz.</p>
<p>“HER KESİMDEN İNSANIMIZI DESTEKLEYEREK ZOR GÜNLERİ RAHATÇA GEÇİRMELERİNİ TEMİN ETMENİN YOLLARINI ARIYORUZ”</p>
<p>Diğer yandan, salgının ülkemizi etkilediği ilk günlerden itibaren alınan tedbirler sebebiyle işleri aksayan tüm kesimlerimizi destekliyor, yanlarında yer alıyoruz. Bu çerçevede içeride, özellikle de hizmetler sektöründe yaşanan sıkıntıları yakından takip ediyoruz.</p>
<p>Salgın tedbirleri sebebiyle faaliyetlerine ara vermek veya sınırlandırmak zorunda kalan esnaflarımızı pek çok başlık altında destekliyoruz. Bugüne kadar sadece Sosyal Koruma Kalkanı başlığı altında verdiğimiz karşılıksız desteklerin tutarı 60 milyar lirayı aşmıştır. Buna rağmen esnaflarımızın bir an önce eski düzenlerine dönmek istediklerinin de farkındayız. Bilhassa turizm sektörü tüm hazırlıklarını tamamlamış vaziyette şartların normale dönmesini bekliyor.</p>
<p>Hükûmet olarak her kesimden insanımızı destekleyerek bu zor günleri rahatça geçirmelerini temin etmenin yollarını arıyoruz. Ciro katkısından kira yardımına, uygun şartlarda kira imkânından çeşitli başlıklardaki hibelere kadar pek çok yol ve yöntemle esnaflarımıza sahip çıkıyoruz. İstihdamın sürdürülmesi ve artırılmasını temin için verdiğimiz teşvikler sayesinde bu alanda altından kalkılamayacak yıkımlar yaşanmasının önüne geçtik. Emeklilerimizin durumlarını her fırsatta iyileştirecek adımlar atıyoruz. Salgın sürecinde hayata geçirdiğimiz paketlerden biri de, geçmişte 66 liradan başlayan en düşük emekli maaşını 1500 liraya çıkarmaktı.</p>
<p>Çiftçilerimize bu yıl için 24 milyar liralık destek bütçesi ayırdık. Bununla yetinmedik, sezonu geçmek üzere olduğu için ürünleri depolarda çürüme tehlikesiyle karşı karşıya olan patates ve soğan üreticilerine de geçtiğimiz günlerde bir müjde verdik, bu ürünlerin belirli bir kısmını Toprak Mahsulleri Ofisimiz vasıtasıyla satın alarak ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz hibeye başladık. Önemli üretim merkezleri olan Niğde, Eskişehir ve Ankara’da son üç günde yaklaşık 7 bin 500 ton patates ve kuru soğan alınarak 15 ilimize sevk edilmiştir. Satın alma ve dağıtım işlemleri önümüzdeki günlerde de sürecektir.</p>
<p>Ayın şekilde Edirne başta olmak üzere çeltik üreticilerimizin yaşadığı sıkıntıları da yine Toprak Mahsulleri Ofisi’nin başladığı alımlarla çözüme kavuşturuyoruz.</p>
<p>Dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Millet Kütüphanesi’nde gençlerimizle birlikteydik, sohbetimizin başlıklarından biri de gençlerimizin istihdamı konusunda yaptıklarımız ve daha neler yapabileceğimizdi. Ülkemizde artık hiçbir evladımız okul öncesinden üniversiteye kadar her kademede dilediği seviyeye kadar eğitim alma imkânına sahiptir. Geçmişte çok büyük sorun kaynağı olan bu safhayı açtığımıza göre, artık tüm dikkatimizi ve enerjimizi gençlerimizi bugünün ve geleceğin dünyasında karşılığı olan alanlara yöneltmeye verebiliriz.</p>
<p>“ÖZEL SEKTÖRDEKİ ÇALIŞMA ALANLARINA YÖNELEN GENÇLERİMİZE VERDİĞİMİZ DESTEKLERİ ARTTIRIYORUZ”</p>
<p>Bugünkü toplantımızda da özellikle Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza verdiğim talimatla bütün organize sanayi bölgelerinde, endüstri bölgelerinde vesaire oralardaki bütün işverenlerle çok daha yakın, sıcak irtibata geçip gençlerimizin üniversiteyi bitirdikten sora değil, üniversiteyi bitirmeden staj döneminden başlamak üzere istihdamının sağlanmasını kendilerine talimat olarak verdik.</p>
<p>Gençlerimizin eğitim kurumlarında aldıkları altyapının üzerine kendi gayretleriyle ilave edecekleri kabiliyetlerle geliştirmeleri gerekiyor.</p>
<p>Kamudaki sınırlı istihdam yerine özel sektördeki çok daha geniş çalışma alanlarına yönelen gençlerimize verdiğimiz destekleri arttırıyoruz. Son olarak başlattığımız bir projeyle belirli şartlara sahip özel sektör kuruluşlarında istihdam edilecek her kişi için 100 bin lira kredi imkânı getirdik. Kamunun ve belediyelerin yürüttüğü projeler için de genç istihdamını zorunlu kalıyoruz.</p>
<p>Gençlik ve Spor Bakanlığımız bu yıl sözleşmeli ve işçi kadrosunda toplam 8 bin 121 kişiyi istihdam edecektir. Şehit yakınları ve gazilerimizin istihdamını en son yaptığımız 333 atamayla toplamda 45 binin üzerine çıkarttık.</p>
<p>İş hayatında giderek daha etkin âale gelen kadınlarımıza verdiğimiz destekleri de artırarak sürdürüyoruz.</p>
<p>Türkiye’yi hizmet ve eser siyasetiyle nice badirelerin üstesinden gelerek hamdolsun bugünlere ulaştırdık. Salgının yol açtığı sıkıntıları çözecek olan da, ülkemizi salgın sonrasında yeniden şekillenecek küresel siyasi ve ekonomik sistemde hak ettiği yere çıkartacak olan da yine biziz.</p>
<p>“AŞILAMADA TOPLAMDA 19 MİLYONU BULAN RAKAMIMIZLA DÜNYADA İLK SIRALARDA YER ALIYORUZ”</p>
<p>Milletimizin moralini bozmaya, içini karartmaya, zihnini bulandırmaya yönelik hiçbir söz ve eyleminin bu ülkeye en küçük bir faydası olmadığı gibi, yol açacağı karmaşa da hepimize ilave yükler getirecektir. Bunun için herkesi teenniyle hareket etmeye, hayırda yarışma, hak ve hakkaniyet çizgisinden ayrılmamaya davet ediyoruz.</p>
<p>Türkiye, salgının sağlık boyutunu başarıyla yürüttüğü gibi alınan tedbirlerin olumsuz etkilerini azaltma konusunda da dünyadaki en başarılı ülkeler arasında özellikle yer alıyor. Avrupa başta olmak üzere pek çok yerde hâlâ yaygın şekilde süren kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılması planlarının gerisinde kalmamak için gayret gösteriyoruz.</p>
<p>Her fırsat bulduğumuzda tedbirleri gevşeterek normalleşme sürecini başlatıyoruz. Aşılamada toplamda 19 milyonu bulan rakamımızla dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz, tedarik imkânlarını genişleterek bu rakamı hızla attırmak için tüm kapıları zorluyoruz. Ancak vaka ve vefat sayılarımızın artış gösterdiği durumlarda ister istemez tedbirleri sıkılaştırmaya mecbur kalıyoruz.</p>
<p>Ülkemizdeki tabloyu yakın ilişki içinde olduğumuz yerler başta olmak üzere dünyadaki genel gidişatın gerisine düşürmemiz gerekiyor, aksi takdirde salgının önümüze getirdiği fırsatları yeteri kadar değerlendirememe riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Son dönemde bilhassa büyük şehirlerde artan vaka ve vefat sayıları bizi tedbirleri yeniden sıkılaştırmaya yöneltti. Her ne kadar sağlık sistemimizi zorlayacak bir durumla karşı karşıya değilsek de bu gidişata seyirci kalamazdık.</p>
<p>Geçtiğimiz Kabine Toplantımızda çoğu Ramazan ayıyla birlikte başlayacak bir dizi tedbiri kamuoyuyla paylaşmıştık. Bugünkü toplantımızda süreci tüm boyutlarıyla yeniden değerlendirdik. Amacımız, ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmaktır.</p>
<p>“VATANDAŞLARIMIZDAN TEMİZLİK, MASKE VE MESAFE KURALLARINA RİAYET EDEREK MÜCADELEYE DESTEK VERMELERİNİ RİCA EDİYORUM”</p>
<p>Bu çerçevede Ramazan ayının ilk iki haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulamasına geçiyoruz. Amacımız, bu iki haftalık sürede vaka ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır. Şayet bu iki haftalık dönemde hedeflediğimiz tabloda beklediğimiz oranda iyileşmeyi temin edemezsek, devamında çok daha sert uygulamaların gelmesi kaçınılmaz hâle gelecektir.</p>
<p>Vatandaşlarımın her birinden ‘TMM’ diye ifade ettiğimiz temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet ederek bu mücadeleye destek vermelerini hassaten rica ediyorum.</p>
<p>Aynı şekilde aşı sırası gelenlerin de bu imkânı derhâl değerlendirmelerini istiyorum. Aşının vaka ve vefat sayılarını düşürmedeki etkisi gözlemlerle, rakamlarla tespit edilmiştir.</p>
<p>Ülkemizin geçmişte de tecrübe ettiği kısmi kapanma çerçevesinde şu hususlar uygulamaya geçilecektir.</p>
<p>Hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürerken, hafta içi sokağa çıkma sınırlamasının saatleri akşam 19:00 ve sabah 05:00 olarak güncellenmiştir. Sokağa çıkma saatlerinde zorunlu hâller dışında şehirlerarası seyahatlere izin verilmeyecektir.</p>
<p>Bir süre önce ara verdiğimiz 65 yaş üstü ve 18 yaş altının şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanma sınırlamasını yeniden getiriyoruz.</p>
<p>Kamuda saat 16:00’da bitecek şekilde dönüşümlü ve esnek mesai yeniden yaygınlaştırılacak, hamileler ve kronik hastalığı olanlar ile 10 yaş altı çocuğu bulunan kadın personel idari izinli sayılacaktır.</p>
<p>Şartları uygun olan özel sektör firmaları da bu yönde teşvik edilecektir.</p>
<p>Eğitimde sınav sürecinde olan 8. ve 12. sınıflar ile okul öncesi eğitim kurumları dışındaki tüm kademeler uzaktan eğitimle faaliyetlerini sürdürecektir.</p>
<p>Yeme-içme hizmeti veren kafe, kıraathane, lokal, çay bahçesi, spor salonu ve benzeri mekanlar faaliyetlerine bayram sonrasına kadar ara verecek.</p>
<p>Lokanta ve benzeri işletmeler ise Ramazan boyunca sadece belirlenen saatlerde paket ve gel-al hizmetiyle çalışmalarını yürütecektir.</p>
<p>Düğün, nişan, kına, nikâh, genel kurul ve benzeri bütün toplantılar ile kapalı alanlarda yapılan etkinliklerin tamamı bayram sonrasına kadar ertelenmiştir.</p>
<p>Oteller sadece kendi müşterileriyle sınırlandırılmış şekilde hizmet verebilecek, sahte rezervasyon ve benzeri hilelere göz yumulmayacaktır.</p>
<p>Konaklama tesisleri ile evlerde toplu iftar ve benzeri organizasyonlar gerçekleştirilemeyecektir.</p>
<p>Konuyla ilgili diğer ayrıntılar İçişleri Bakanlığımızca bu gece yayınlanacak genelgeyle duyurulacak, uygulama da yarın akşam saati itibariyle başlayacaktır.</p>
<p>Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.”</p>
<p>Kaynak:www.tccb.gov.tr/haberler/410/126581</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/ramazan-ayinin-ilk-iki-haftasinda-tedbirleri-biraz-daha-sikilastirarak-kismi-kapanma-uygulamasina-geciyoruz-h14884.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“MİLLETİMİZDEN SALGINLA MÜCADELE KURALLARINA UYMADA DAHA FAZLA HASSASİYET, DAHA FAZLA KATKI BEKLİYORUZ”</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/milletimizden-salginla-mucadele-kurallarina-uymada-daha-fazla-hassasiyet-daha-fazla-katki-bekliyoruz-h7455.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/milletimizden-salginla-mucadele-kurallarina-uymada-daha-fazla-hassasiyet-daha-fazla-katki-bekliyoruz-h7455.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2020 00:38:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[“MİLLETİMİZDEN]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[DAHA FAZLA KATKI BEKLİYORUZ”]]></category>
		<category><![CDATA[FAZLA HASSASİYET]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[KURALLARINA UYMADA]]></category>
		<category><![CDATA[MÜCADELE]]></category>
		<category><![CDATA[SALGINLA]]></category>
		<category><![CDATA[SONRASI]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=7455</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Hep birlikte fedakârlık yaparak, inşallah bu salgın musibetinin üstesinden gelerek sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geleceğe bakacağız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aziz milletim, değerli basın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Hep birlikte fedakârlık yaparak, inşallah bu salgın musibetinin üstesinden gelerek sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geleceğe bakacağız” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</p>
<p>“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.</p>
<p>“KAPALI MARAŞ’IN BUGÜNE KADAR KAPALI TUTULMASI KIBRIS TÜRK TARAFININ İYİ NİYETİNİN BİR GÖSTERGESİYDİ”</p>
<p>Pazar günü Kıbrıs Türkü’nün hukuk, eşitlik ve varoluş mücadelesinin en kıymetli eseri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 37. yıl dönümü vesilesiyle adaya bir ziyaret gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından yaptığımız bu ziyaretin her iki taraf için de önemli mesajlar içerdiğine inanıyorum.</p>
<p>Ziyaretimizde bizlere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, bakanlarımız, eski Meclis başkanlarımız, milletvekillerimiz ve muharip gazilerimiz de eşlik etti. Kıbrıs’a ayak basışımızdan ayrıldığımız ana kadar şahit olduğumuz muhabbet sebebiyle Kıbrıslı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Ada’da ilk olarak 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı törenlerine iştirak ederek Kıbrıs Türkü’nün bayram sevincine ortak olduk. Ardından uzun bir aranın ardından yeniden kullanıma açılan Kapalı Maraş bölgesine geçtik. Kapalı Maraş’ın bugüne kadar kapalı tutulması Kıbrıs Türk tarafının samimiyetinin ve iyi niyetinin bir göstergesiydi. Ancak bu niyet jesti Rum tarafında hiçbir zaman karşılık bulmadı.</p>
<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükûmeti bir süre önce Kapalı Maraş’ın sahil şeridini halka açtı. Bu cesur adımı biz de destekliyoruz. Kapalı Maraş’ta kullanıma açılan bölgenin yollarını 15 gün gibi kısa bir süre de asfaltladık. Bisiklet yolu, kaldırım tamiri, içme suyu tesisi, çocuk oyun parkları, büfe, bank, çevre düzenlemesi gibi hizmetleri hayata geçirdik. Heyetimiz ve Kıbrıs halkıyla birlikte Maraş’ta gerçekleştirdiğimiz program bölgenin bundan sonra hızla canlanmasını sağlayacak adımlar konusundaki kararlılığımızın da ifadesidir.</p>
<p>Kıbrıs meselesinden bihaber, Kapalı Maraş’ın açılmasının stratejik önemini kavrayamamış, bizim oraya yaptığımız ziyaretin mesajını anlamamış olanların bu programa piknik gözüyle bakması pek tabidir. Hamdolsun milletimiz meselenin ne olduğunu da, orada yaptığımız işin manasını da gayet iyi biliyor.</p>
<p>“HER KONUDA OLDUĞU GİBİ TÜM DÜNYAYI ETKİLEYEN SALGIN HUSUSUNDA DA KIBRISLI KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”</p>
<p>Her konuda olduğu gibi sağlık ve özellikle son dönemde tüm dünyayı etkileyen salgın hususunda da Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız. Bu çerçevede kısa sürede inşasını tamamladığımız 100 yataklı Lefkoşe Acil Durum Hastanesinin de açılışını yaptık. Hastanemizle birlikte beş ambulansı da hizmete soktuk. Ayrıca, Kıbrıs’a 500 yataklı bir hastanenin inşası için de hazırlıklara başladık.</p>
<p>Buradaki törenin ardından Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’la bir görüşme gerçekleştirdik. Biliyorsunuz Sayın Tatar, Cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından Ankara’yı ziyaret etmişti. Böylece iade-i ziyaretimizi de gerçekleştirmiş olduk. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’la ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için atılacak adımları değerlendirdik. Gayet başarılı geçen bu programla Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni birbirinden ayırmak isteyenlere en güzel cevabı verdiğimize inanıyorum.</p>
<p>Rum-Yunan ikilisinin uzlaşmaz tutumları sebebiyle artık yeniden konuşulması, tartışılması, müzakeresi anlamsız hâle gelen hususları bir kenara bırakarak yeni bir gelecek inşası için hep beraber kolları sıvıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeğini bölgede ve tüm dünyada kabul ettirecek bir döneme girdiğimize inanıyorum.</p>
<p>Ziyaretimizde gösterdikleri samimi teveccüh için Kıbrıslı kardeşlerimize şükranlarımı bir kez daha tekrarlıyorum. Böyle millî bir meselede Türkiye’nin yanında yer alan siyasi partilerimizin, meslek kuruluşlarımızın ve sivil toplum örgütlerimizin temsilcilerine de ayrıca şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.</p>
<p>İZMİR DEPREMİ</p>
<p>Aziz milletim; iki haftasını geride bıraktığımız İzmir depremi ülkemize hem doğal afetler gerçeğini bir kez daha hatırlatmış hem de afet öncesi ve sonrası hazırlıklarımızı gözden geçirmemize vesile olmuştur. Bu çerçevede İzmir depreminde iyi bir sınav verdiğimize inanıyorum.</p>
<p>Depremin gerçekleştiği 30 Ekim saat 14.51’den itibaren Türkiye afet müdahale planı işlemeye başlamıştır. İzmir’deki AFAD ekipleri hemen harekete geçmiş, çevre illerdeki ekipler de derhal İzmir’e destek için yola çıkmışlardır. Depremin birinci saatinde AFAD İzmir ekipleri, itfaiye birimleri, şehirdeki sivil toplum kuruluşlarının arama-kurtarma ekipleri, ulusal medikal kurtarma ekipleri, acil yardım ekipleri sahada çalışmaya başlamıştı.</p>
<p>Aynı şekilde ilk dakikalardan itibaren Emniyet, Jandarma ve Türk Silahlı Kuvvetleri birimleri hem personelleriyle hem helikopter ve insansız hava araçlarıyla destek için afet bölgesindeki yerlerini almışlardı. Depremin ikinci saatinde 25 bin kişilik mobil mutfak ve 50 personel bölgeye sevk edilmiş, AFAD’ın lojistik depolarından çadır ve battaniye gibi barınma ihtiyaçları yola çıkarılmıştı. Depremin altıncı saatinde diğer bölgelerden kara ve hava yoluyla 2 binin üzerinde arama-kurtarma personeli ve 15 arama-kurtarma köpeği bölgeye ulaşmak üzere yola çıkmıştı. Depremin 10. saatinde Türkiye arama-kurtarma planı kapsamında yedi temel ihtiyacın karşılanması için binlerce personel sahada bilfiil çalışmalarda görev almış durumdaydı. Depremin 12. saatinde 100 psikososyal destek personeli depremzedelerle görüşme yapmaya başlamıştı. Depremin 24. saatinde hasar tespit çalışmaları için 520 personel sahaya inmişti. Depremin 48. saatinde binin üzerinde çadırın kurulumu tamamlanmış depremzedelerin kullanımına sunulmuştu. Depremin 72. saatinde Türkiye arama-kurtarma planı kapsamında 8 binin üzerinde personel ve bin 200 araç sahada faaliyet hâlindeydi. Kızılay’ımız her zaman olduğu gibi yine tüm imkânları, personeli ve gönüllüleriyle ilk andan itibaren İzmirlilerin yanındaydı.</p>
<p>Bugüne kadar İzmir’de 700 bin öğün sıcak yemek, bir o kadar da içecek ve ikram malzemesi dağıtıldı. Görüldüğü gibi tüm planların ve hazırlıkların âdeta tıkır tıkır işlediği bir organizasyonla devlet İzmir’e ve İzmirlilere sahip çıkmıştır.</p>
<p>AFAD’ın arama-kurtarma ekipleriyle birlikte akredite kurumlar olan JAK, AKUT ve İHH yanında çok sayıda sivil toplum kuruluşu bu amaçla destek için İzmir’e koştu. Çeşitli belediyelerden de çok sayıda itfaiye, arama-kurtarma ekibi İzmir’deki çalışmalara katıldı. Tüm bu ekipler AFAD koordinasyonunda planlı, bilinçli, donanımlı bir şekilde arama-kurtarma çalışmalarında görev aldı.</p>
<p>Elbette bu çalışmaların öncesi var. AFAD, ülkemizin 11 bölgesinde arama-kurtarma çalışmalarına katkıda bulunacak sivil toplum kuruluşlarıyla toplantılar yaparak afet sonrası müdahalelerin hem hızlı hem etkin olması için ciddi bir hazırlık yürütmüştür. Dikkat ederseniz, artık ülkemizdeki hiçbir afetin ardından nerede bu devlet sesleri yükselmiyor. Çünkü devlet ilk andan itibaren hep milletimizin yanında yer alıyor, gereken her türlü desteği sağlıyor, faaliyeti yürütüyor.</p>
<p>“TÜRKİYE GENELİNDE DEPREME DAYANIKSIZ BİNALARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRIYORUZ”</p>
<p>Bu vesileyle İçişleri Bakanlığımıza, AFAD Başkanımıza ve ekibine, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza ve ekibine, çalışmalarda görev alan tüm bakan arkadaşlarıma, kurumlarımızın mensuplarına, Kızılay’ımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum, özellikle yine Silahlı Kuvvetlerimize teşekkür ediyorum.</p>
<p>Şimdi depremin yol açtığı hasarların kalıcı telafisiyle ilgili süreci yürütüyoruz. Çadırlar, kışın kalmaya uygun olmadığı için konteyner şehirler kuruyoruz. Kalıcı konutlarla ilgili proje hazırlıkları tamamlandı. Bu ay bitmeden ihaleler yapılıp inşa sürecine geçilecek. Buna göre 1750 konutu kendi yerinde yeniden inşa edeceğiz. Ayrıca, belirlenen rezerv alanlarda 3 binin üzerinde konut inşa ederek hak sahiplerine dağıtacağız.</p>
<p>Türkiye genelinde de depreme dayanıksız binaların dönüştürülmesi çalışmalarını hızlandırıyoruz. Bu konuda vatandaşlarımızdan daha fazla destek bekliyoruz. Dönüşüm çalışmalarında bugüne kadar yaşanan sıkıntıları göz önüne alarak gerekirse bu konuda yeni düzenlemelere de gidebiliriz.</p>
<p>Rant yerine depreme dayanıklılığı önceleyen bir anlayışla bu şekilde hareket ettiğimizde hedeflerimize daha kısa sürede ulaşacağımız açıktır. Bir kez daha İzmirlilere geçmiş olsun diyorum.</p>
<p>“DÜNYADA VE BÖLGEMİZDE TARİHÎ BİR YENİDEN YAPILANMA SÜRECİNİN SANCILARI YAŞANIYOR”</p>
<p>Aziz milletim; dünyada ve bölgemizde tarihî bir yeniden yapılanma sürecinin sancıları yaşanıyor. Salgın bu süreci hem hızlandırmış hem de biçimlendirmiştir. Siyasi ve ekonomik değişim dalgası sınırları aşan sonuçlar doğurarak etki alanını ve gücünü artırmaktadır.</p>
<p>Türkiye’yi son 18 yılda tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma reformlarıyla tanıştırmış bir yönetim olarak ülkemizi yeni döneme hazırlanmanın da en başta gelen görevimiz olduğuna inanıyoruz. Geçmişte devlet içine çöreklenmiş olan vesayetin ve kullandığı araçların tüm izleri gizli ajandalarıyla, paralel hatlarıyla, örgütsel aidiyetleriyle, ucu dışarılara kadar uzanan dayatmalarıyla artık tarih olmuştur.</p>
<p>Zihniyet olarak tek parti devri faşizminden bir adım öteye geçememiş olanlar, bizim değişim ve reform başarılarımızın ürünü olan sonuçları dahi tabu hâline getirmeye çalışıyor. Hâlbuki adı üzerinde değişim dinamik bir süreçtir. Ortaya çıkan şartlara ve ihtiyaçlara göre sürekli yeni adımlar atmayı gerektiriyor. Bunun için biz reform gündeminden hiç kopmadık. Değişimin asla bitmeyen bir yürüyüş olduğu gerçeğini unutmadan, dünyadaki gelişmelere uygun şekilde sürekli hedef büyüterek yeni reformlarla yolumuza devam ediyoruz.</p>
<p>Bugüne kadar hep adalet ile kalkınmayı, hukuk ile ekonomiyi, özgürlük ile güvenliği birbirini tamamlayan iki olgu olarak kabul eden bir anlayışla milletimizin huzurunda olduk. Hukuk devletinden anladığımız mevzuat devleti değildir. Biz daima toplum hayatının temeli olarak gördüğümüz adalet, özgürlük, eşitlik ve insan haklarına dayanan bir normlar sisteminin inşasından yana olduk. Önümüzdeki dönemde de bu doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.</p>
<p>“SON 18 YILDA ADALETİN TAM ANLAMIYLA TESİSİ DOĞRULTUSUNDA ÇOK BÜYÜK DEĞİŞİMLERİ HAYATA GEÇİRDİK”</p>
<p>Adaletin olmadığı yerde diğer tüm imkânların birer zulüm aracına dönüştürülebileceğini biliyoruz. Bu bakımdan bizim anladığımız ve inandığımız adalet kavramı yargıyla ilgili olmanın çok ötesinde bir manaya ve işleve sahiptir. Medeniyetimizde ve kültürümüzde adalet kavramı özellikle üzerinde çokça durulmasının sebebi, sahip olduğu bu derin ve güçlü anlamdır. Adalet ancak keyfi uygulamalara müsamaha göstermeyen, masumiyet karinesine her aşamada sahip çıkan suç ve cezanın şahsiliği ilkesini merkeze koyan bir hukuk düzeniyle sağlanabilir. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması iş ve çalışma hayatında her türlü ayrımcılığın önlenmesi de adalet gereğidir. Aynı şekilde adalet kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulduğu refahın toplumsal tabana yayıldığı kuşatıcı bir yönetimi ifade eder. Son 18 yılda adaletin tam anlamıyla tesisi ve yaşatılması hedefi doğrultusunda çok büyük değişimleri hayata geçirdik. Şayet değişim gerçeğine sırtımızı döner ve üzerimize düşenleri yapmazsak milletimize karşı görevimizi yerine getirmemiş oluruz.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın 30 Mayıs’ın da kamuoyuyla paylaştığımız yargı reformu strateji belgesini işte bu hakikatler ışığında hazırlamıştık. Reform stratejimiz toplumsal refahın daha fazla özgürlük ve daha güçlü demokrasiyle gerçekleşeceği ilkesi üzerine bina edilmiştir. Meclis’imiz bugüne kadar strateji belgemiz kapsamında üç yargı paketini kanunlaştırdı. Bu paketlerle ceza adaletiyle hak ve özgürlükler alanında çok önemli yeniliklerin hayata geçmesi sağlandı. 15 Temmuz’da milletin yazdığı destanı hukukla taçlandıran, darbecilerden millet adına hesap soran yargının daha iyi işlemesi için ne gerekiyorsa yapacağız. Hukuk devletinin tüm unsurlarıyla tahkim edilmesi önceliğimizden ve adalet hassasiyetimizden kesinlikle taviz vermeyeceğiz.</p>
<p>“KURDUĞUMUZ GÜÇLÜ ÜRETİM, İHRACAT VE İSTİHDAM ALTYAPISI EN ÖNEMLİ GÜVEN KAYNAĞIMIZDIR”</p>
<p>Aziz milletim; demokrasinin işlerliğini artırarak, hukukun üstünlüğünü güçlendirerek ekonomi alanında da yeni fırsatların güvencesini teşkil edecek adımları atmakta kararlıyız.</p>
<p>Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta Kabinemizdeki Hazine ve Maliye Bakanlığımızda bir görev değişikliğine gittik. Affını isteyen Berat Albayrak’ın bu talebini kabul ederek Hazine ve Maliye Bakanı olarak Lütfi Elvan arkadaşımızı görevlendirdik. Aynı şekilde Merkez Bankası ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığında da yeni görevlendirmeler yaptık. Bu görev değişiklikleri küresel düzeyde yaşanan siyasi ve ekonomik değişimlere uygun şekilde ülkemizde de hukuk ve ekonomi alanında köklü reformlara hazırlık yaptığımız bir dönemde gerçekleşti.</p>
<p>Salgın sürecinin hızlandırdığı yeni küresel ekonomik mimaride Türkiye’nin önünde açılan fırsat pencerelerini değerlendirmekte kararlıyız. Kurduğumuz güçlü üretim, ihracat ve istihdam altyapısı en önemli görev ve güven kaynağımızdır. Bu altyapı ancak ekonominin ruhu diyebileceğimiz güven unsurlarıyla birleştirerek arzu ettiğimiz sıçramayı yakalayabiliriz. Bunun için bugüne kadar tüm yaptıklarımıza ilave olarak yeni reformların hazırlıkları içindeyiz. İnsan hakları eylem planı bu hazırlıkların en önemlilerinden biridir.</p>
<p>“KAMU GÜCÜNÜ ÖZGÜRLÜKLERİ KORUYAN VE YAŞATAN TEMEL ZEMİN OLARAK GÖRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</p>
<p>Adalet Bakanlığımız kapsamlı istişarelerin ardından yeni dönemin yol haritası olacak insan hakları eylem planının ana başlıklarını oluşturdu. Önümüzdeki günlerde ekonomik hayatın tüm paydaşlarıyla da çalışılarak insan hakları eylem planı taslağına son hâli verilecek. Bu çerçevede piyasa aksaklıklarının giderilmesi, rekabetçi piyasa mekanizmasının etkin işleyişinin sağlanması, mülkiyet hakkı ve sözleşme serbestisi gibi konularda ele alınacak. Ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre mevzuat değişikliği veya idari tedbirler noktasında gereken adımlar kısa sürede atılacak. Kamu gücünü özgürlükleri daraltan değil, özgürlükleri koruyan ve yaşatan temel zemin olarak görmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Tabii haklarımızı ve özgürlüklerimizi kullanacağımız bir vatana sahip olmak, bu vatanda ezanımızla, bayrağımızla, istiklalimizin sembolü tüm değerlerimizle yaşamak yine önceliklerimizin en başında yer alacaktır. Terörle mücadelemizden bölgemizdeki harekâtlarımıza, kalkınma gayretlerimizden ekonomideki hedeflerimize kadar tüm çalışmalarımızı bu anlayışla yürütüyoruz. Bugüne kadar hep altını çizdiğimiz gibi, özgürlük ve güvenlik kavramlarının birbirine karşı değil, birbirlerini tamamlayacak şekilde hayat bulmasını sağlamakta kararlıyız.</p>
<p>“TÜRKİYE OLARAK SALGINLA MÜCADELEYİ EKONOMİMİZİ AYAKTA TUTARAK BAŞARIYA ULAŞTIRMA MECBURİYETİMİZ VAR”</p>
<p>Aziz milletim; şimdiye kadar 1 milyon 350 bin kişinin hayatına mal olan koronavirüs salgını tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin yakın zamanda yaşadığı bu en büyük salgının önüne geçecek kesin bir çare henüz bulunamadı. Koruyucu tedbirler kapsamında yürütülen aşı çalışmalarında ümit verici gelişmeler yaşanmakla birlikte tehdit artarak sürüyor.</p>
<p>Salgının ilk başladığı dönemlerdeki öngörülerin çok ötesinde ağır bir durumla karşı karşıyayız. Sonbaharla birlikte yeniden tırmanışa geçen hasta ve ölüm sayıları Avrupa’da ve dünyanın pek çok yerinde tedbirlerin sıkılaştırılması sonucunu doğurdu.</p>
<p>Ülkemizde de İstanbul başta olmak üzere kimi şehirlerimizde ciddi seviyelere ulaşan hasta ve ölüm sayıları çok daha dikkatli olmamız gerektiğine işaret ediyor. Sağlık altyapımızın ve sağlık çalışanlarımızın sınırlarını zorlamadan TMM diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet ederek bu dalgayı atlatmamız gerekiyor. Şayet salgının seyri tırmanışını sürdürürse hepimiz için can acıtıcı neticelere yol açan tedbirlerin tekrar gündeme gelmesi kaçınılmaz hâle gelir.</p>
<p>Türkiye olarak salgınla mücadeleyi ekonomimizi ayakta tutarak başarıya ulaştırma mecburiyetimiz var. Devlet olarak kısa çalışma ödeneğinden sosyal yardımlara kadar her alanda milletimizin yanındayız. Sanayiciden ihracatçıya, esnaftan işçiye kadar ihtiyaç duyan her kesime destek veriyoruz.</p>
<p>“MİLLETİMİZDEN SALGINLA MÜCADELE KURALLARINA UYMADA DAHA FAZLA HASSASİYET, DAHA FAZLA KATKI BEKLİYORUZ”</p>
<p>Milletimizden bu fedakârlıkların boşa gitmemesi için salgınla mücadele kurallarına uymada daha fazla hassasiyet, daha fazla katkı bekliyoruz. Yaşanan zorlukların ve sıkıntıların elbette farkındayız. Amacımız, ülkemizi bir an önce bu salgın illetinden kurtararak asıl gündemimize çok daha fazla odaklanmak, tüm enerjimizi hedeflerimize ulaşmaya hasretmektir, bunu da hep birlikte başaracağız.</p>
<p>Kabine Toplantımızda yapılan istişareler sonunda yeni tedbirleri hayata geçirmeye karar verdik. Buna göre: hafta sonları tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde saat 10.00 ile 20.00 saatleri dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak. Ara tatilde olan okullardaki eğitim-öğretim yılsonuna kadar online olarak sürdürülecek. Hâlen 65 yaş üstü için uygulanan belirli saatlerde sokağa çıkma uygulaması çalışanlar hariç olmak üzere 20 yaş altına da teşmil edilecek. Alışveriş merkezleri, marketler, berber ve kuaförler gibi işletmelerin çalışma süreleri saat 10:00 ile 20:00 arası olarak sınırlanacak. Sinemalar sektörün talebine de uygun şekilde yılsonuna kadar kapalı kalacak. Restoran ve kafelerde sadece paket servis uygulamasına geçilecek. Kıraathanelerimizin faaliyetlerine bir süre ara verilecek. Tüm spor müsabakaları seyircisiz oynanmaya devam edecek. Halı sahaların faaliyetlerine ara verilecek. Şehirlerimizin ana cadde ve meydanlarındaki sigara içme yasağı sürecek, il hıfzıssıhha kurulları bu sınırlamayı genişletebilecek. Kamu ve özel sektör iş yerlerindeki esnek mesai düzenine ve mesai saatlerinin yoğunluk oluşturmayacak şekilde belirlenmesi uygulamasına hassasiyet gösterilecek.</p>
<p>Tüm bu hususlarla ilgili ayrıntılar İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde yer alacaktır. Hep birlikte fedakârlık yaparak, inşallah bu salgın musibetinin üstesinden gelerek sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geleceğe bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla bir kez daha sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”</p>
<p>kaynak: ww.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/milletimizden-salginla-mucadele-kurallarina-uymada-daha-fazla-hassasiyet-daha-fazla-katki-bekliyoruz-h7455.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Türkiye, salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacak”</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/turkiye-salgin-sonrasi-yeniden-sekillenecek-dunyanin-yildiz-ulkelerinden-biri-olacak-h309.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/turkiye-salgin-sonrasi-yeniden-sekillenecek-dunyanin-yildiz-ulkelerinden-biri-olacak-h309.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 20:35:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=309</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Salgının sürmesi, ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaştırıyor. Buna rağmen içerideki ve dışarıdaki ortak kanaat; Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, sağlıktan güvenliğe, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Salgının sürmesi, ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaştırıyor. Buna rağmen içerideki ve dışarıdaki ortak kanaat; Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, sağlıktan güvenliğe, sanayiden tarıma ve ihracata kadar pek çok konunun ele alındığını belirterek, bir sonraki Kabine Toplantısı’nda, Türkiye’nin yeni yönetim sistemindeki ikinci yılı vesilesiyle kapsamlı bir değerlendirme vatandaşlarla paylaşacağını söyledi.</p>
<p>“AMACIMIZ VAKA SAYISINI DA VEFAT SAYISINI DA SIFIR NOKTASINA ÇEKEBİLMEK”</p>
<p>Bugünkü toplantının öncelikli gündeminin Koronavüris salgını ve sonuçları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgınla mücadeleyi en başarılı yürüten ülkelerden biri olduğunu kaydetti.</p>
<p>Koronavirüsle mücadeledeki öncelikli tedbirleri, “temizlik, maske ve mesafe” ifadelerinin baş harflerinden formüle edilerek “TAMAM” kelimesiyle vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız; vaka sayısını da vefat sayısını da sıfıra en yakın veya sıfır noktasına çekebilmektedir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, normalleşme takvimi çerçevesinde birkaç alan dışında tüm sektörlerde hizmet ve üretim süreçlerinin önünü açtıklarını, esnaf ve sanatkârdan çiftçiye, sanayiciden ihracatçıya kadar her kesimi desteklerle ayakta tuttuklarını, nakdi yardımlardan vergi ertelemeleri ve kredilere kadar devletin tüm imkânlarını milletin emrine verdiklerini anlattı.</p>
<p>Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren işletmelerin, yeniden çalışmaya başladığını, ekonomik faaliyetlerde adım adım mart ayındaki seviyeye yaklaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara ve reel sektöre verilen desteklerin önümüzdeki dönemde de sürdüreceği açıkladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın 926 devlet korumasındaki genç ile 274 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kura ile kamu kuruluşlarına yerleştirileceğini bildirerek, sonuçların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın internet sayfasında ilan edileceğini kaydetti.</p>
<p>“KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ’NDEN FAYDALANMA SÜRESİNİ BİR AY DAHA UZATIYORUZ”</p>
<p>Sosyal Koruma Kalkanı adı altında hanelere 6 milyar liranın üzerinde nakdi yardım yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında kısa çalışma ödeneği nakdi ücret desteği işsizlik ödeneği gibi başlıklar altında 18 milyar liraya yakın bir kaynağı da vatandaşların hizmetine sunduklarına vurgu yaptı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa Çalışma Ödeneği’nden faydalanma süresini bir ay daha uzatıyoruz. Bununla bağlantılı, nakdi ücret desteği de bir ay daha devam edecek. Bununla bağlantılı olarak iş feshi sınırlaması ve dolayısıyla nakdi ücret desteği de bir ay daha devam edecektir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Gençlere yeni ve güçlü fırsatlar sağlamak, gelişimlerini ve hayata katılımlarını desteklemek için sürekli kişisel gelişim temalı bir proje çağrısına çıkacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarını hedef alan, 35 milyon lira bütçeli bu çağrının; gönüllülükten iletişime, spordan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar sekiz ayrı başlıkta toplandığını aktardı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje başvurularının Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın internet sitesi üzerinden 1 Temmuz&#8217;dan itibaren başlayacağını bildirdi.</p>
<p>IRAK’A YARDIM</p>
<p>Koronavirüsten en çok etkilenen ülkelerden birinin de Irak olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ta yaşayan Türkmenler başta olmak üzere Iraklılara yönelik bir yardım paketinin yarın yola çıkacağını söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Türkiye, bu tavrıyla bir kez daha komşularının, dostlarının, kardeşlerinin yanında olduğunu göstermiş olacaktır. Tabii sadece bizim salgınla mücadeleyi başarıya ulaştırmamız yetmiyor. Yakın çevremizden başlayarak güçlü sosyal, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin olduğu ülkelerin de aynı başarıyı yakalaması gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin de içinde bulunduğu Avrupa coğrafyasında salgının önemli ölçüde kontrol altına alınmış gözüktüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney ve Kuzey Amerika ile Asya&#8217;da salgının tüm hızıyla sürdüğünü, dünyanın 10 milyonu aşkın vaka ve 500 bini aşkın ölüm sayısı ile salgın karşısında tarihi bir imtihan verdiğini sözlerine ekledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının sürmesi, ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaştırıyor. Buna rağmen içerideki ve dışarıdaki ortak kanaat; Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir” vurgusunda bulundu.</p>
<p>“TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMANIN ÖTESİNDE TÜM DOSTLARI İÇİN ÜMİT KAPISI HÂLİNE GELDİ”</p>
<p>Türkiye’nin sağlık altyapısı ve genel sağlık sigortası sisteminin gücünün tartışmasız olduğunu, bunun yanında üretim gücünü de dünyaya ispat ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca, güvenlik alanında attığımız adımlar, bölgesel ve küresel bir güç olma kararlılığımızın altının dolu olduğunu göstermiştir. Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldıkları her konuda Türkiye kendi kendine yeterli olmanın ötesinde tüm dostları için ümit kapısı hâline geldi. Salgın döneminde hizmete aldığımız hastaneler, barajlar, sulama tesisleri, millet bahçeleri, ulaşım yatırımları gibi eserler ‘durmak yok yola devam’ sözümüzü ete kemiğe büründürdü” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk beş ayında organize sanayi bölgelerimizde 520 yeni fabrikanın faaliyete geçmesi dahi başlı başına bir iftihar meselesidir. Özel sektörün talep ettiği 110 bin yeni istihdamı öngören 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi de bir diğer önemli göstergedir. Özellikle önümüzde potansiyelimizi en üst düzeye kullanabileceğimiz, hedeflerimize hızla ilerleyebileceğimiz bir yol olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin bu fırsatı değerlendirebilmesi için gece-gündüz çalışacak ve inşallah hedeflerimize ulaşacağız. Halkımızdan tek isteğimiz; bu süreçte kurallara uyarak, işlerine, üretimlerine, ülkelerine sahip çıkarak bize destek olmasıdır. Sorumlu ve gayretli tavırlarıyla Türkiye’nin büyüme, kalkınma, güçlenme mücadelesine katkı sağlayan her bir vatandaşıma şükranlarımı sunuyorum.”</p>
<p>“TÜRKİYE POTANSİYELİ KADAR MARUZ KALDIĞI SALDIRILARIN BÜYÜKLÜĞÜYLE DE MARUF BİR ÜLKEDİR”</p>
<p>“Türkiye potansiyeli kadar maruz kaldığı saldırıların büyüklüğüyle de maruf bir ülkedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî gelirimizi trilyon dolar sınırına getirdiğimiz 2013 yılından başlayarak demokrasimize ve kalkınmamıza yapılan her saldırı aynı stratejinin bir parçasıydı. Amaç Türkiye’nin önünü kesmek, ülkemize diz çöktürmek, milletimizi bölmek, devletimizi zayıflatmaktı. Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin dirayetli duruşu sayesinde bunu başaramadılar, ama saldırmaktan da hiç vazgeçmediler” dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yedi yılda Türkiye’ye yönelik saldırıları anımsatarak, “15 Temmuz gecesi milletimiz tarafından kurulan Cumhur İttifakı Türkiye’nin bu kritik döneminde halkımızın sesi, sağduyusu ve vicdanı olarak tarihi görevler ifa etmiştir. Bu vesileyle bir kez daha Cumhur İttifakındaki ortağımız MHP’ye ve özellikle Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeliye şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı Türk siyasi tarihine altın harflerle yazılacak bir güç birliği ve dayanışma modeli olmuştur” diye konuştu.</p>
<p>“MENFAATPERESTLİKLERİNİ İDEOLOJİK SÖYLEMLERİN ARDINA GİZLEYEN KESİMİN ÜLKENİN ÖNÜNÜ TIKAMASINA GÖZ YUMMAYACAĞIZ”</p>
<p>Türkiye ve Türk milleti düşmanı cephenin, yeni yollar, yeni yöntemler, yeni söylemlerle demokrasiyi ve kalkınmayı baltalamanın peşinde olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasiye aykırı, hakkaniyete aykırı, dünyadaki örneklerine aykırı, milletimizin beklentilerine aykırı uygulamaların sürmesini istemenin adı siyasette hak arayışı da değildir. Sayıca az olmalarına rağmen sistemin zaaflarından istifadeyle köşeleri tutmuş, menfaatperestliklerini ideolojik söylemlerin ardına gizleyen bir kesimin ülkenin önünü daha fazla tıkamasına göz yummayacağız. Meydanı kendi küçük hesapları için toplumun menfaatini hiçe sayan muhterislere asla terk etmeyeceğiz” sözlerine yer verdi.</p>
<p>Barolar başta olmak üzere meslek örgütlerinin sağlıksız yapıları, temsilde adaletsizlik yanında, mensupları üzerinde faşizan uygulamalara varan sorunlar üretebildiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yanlışı düzeltmek için gereken hazırlıkları yapmak yürütme olarak bizim, hukuki düzenlemeyi yapmak da yasama olarak Meclis’in asli görevidir. Daha demokratik, daha çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Bunun için çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bu konuyla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. İnşallah bu düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçireceğiz” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine göre doğru kabul ettikleri kimi hususlarda farklı ve haklı değerlendirmeler yapıldığını gördüklerinde hiç yüksünmeden düzeltme yoluna da gittiklerini söyleyerek, ülkenin ve milletin hayrına yürüttükleri çalışmalara katkı vermeye yanaşmayanlara ise “gölge etmeyin başka ihsan istemez” uyarısında bulundu.</p>
<p>“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİNE ULAŞANA KADAR MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIZ”</p>
<p>Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbir engelin, hiçbir tuzağın, hiçbir oyunun kendilerini yoldan alıkoymasına izin vermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşana kadar mücadeleyi bırakmayacağız. Biz işte böylesine hasbi ve geniş bir vizyonlu bir gayretle ülkemize hizmet ederken, birileri yine sinsice millî ve manevi değerlerimize saldırıyor. İnsanlık tarihi boyunca hep lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirerek özellikle genç dimağları zehirlemenin peşindeler. İnancımıza ve kültürümüze aykırı bu tür marjinal akımları destekleyenler bizim gözümüzde aynı sapkınlığın ortaklarıdır. Halkın lanetlediği ve tavır aldığı hiçbir yanlışın bu ülkede kök salma imkânı yoktur. Buradan milletimin tüm fertlerini Rabbimizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere ve onları destekleyenlere karşı dikkatli olmaya, tavır almaya davet ediyorum. Türkiye, güvenliğine ve ekonomisine yönelik tuzaklar yanında millî ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce sahiptir.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde sağlık konusunda en küçük bir rehavete rıza göstermeyeceklerini vurgulayarak, salgının tırmandığı dönemde tüm adımları hiçbir maliyet hesabı yapmadan sağlık merkezli olarak attıklarını, şimdi de ekonomi, üretim, istihdam odaklı bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi.</p>
<p>“YILIN İLK ÇEYREĞİNDEKİ BÜYÜME PERFORMANSI EKONOMİMİZİN GÜCÜNÜN İSPATIDIR”</p>
<p>“Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4,5’luk büyüme performansı ekonomimizin potansiyelinin ve gücünün en büyük ispatıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mayıs ayında başlayan normalleşme takvimini Haziran ayında büyük ölçüde tamamladık. Nitekim Haziran ayıyla ilgili öncü veriler ekonominin çok güçlü bir toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor. Tabi</p>
<p>Haziran ayı sektörel güven endekslerinde yüzde 9 ile yüzde 33 arasında bir artış görülmüyor. Tüketici güven endeksi bu ay yüzde 5,2 artış ile son 14 ayın zirvesine çıktı. Reel kesim güven endeksi de yüzde 15,7 artış ile 92,6 seviyelerine ulaştı. Ekonomik güven endeksinde ise Mayıs ayına göre yüzde 19 gibi büyük bir sıçrama yaşadık. İmalat sanayi kapasite kullanım oranında 3,4 puanlık artışla yüzde 66’lara gelindi” bilgisini paylaştı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizm sezonunun en azından bir kısmını kurtarmak için de yoğun çaba gösterdiklerini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: “İnşallah çok yakında bu alanda da sevindirici haberler bekliyoruz. Elbette kayıplarımızı henüz tamamen geri alabilmiş değiliz. Tekrar altını çizerek ifade etmek istiyorum, sadece bizim salgının üstesinden gelmemiz yetmiyor, iş yaptığımız ülkelerin de normal düzene dönmeleri gerekiyor. Önemli olan, yaklaşan yeni döneme hazırlı olmaktır. Gerçekçi bir değerlendirmeyle kendimize baktığımızda, bu konuda hem hazırlıklı, hem de avantajlı olduğumuzu görüyoruz. Ülkemizin potansiyeline ve büyüklüğüne inanıyoruz. Milletimizin azmine ve gayretine güveniyoruz. Hedeflerimize sıkı sıkıya bağlıyız. Türkiye’yi demokraside ve ekonomide dünyanın en büyükleri arasına sokmakta kararlıyız. Bozguncuları, fitnecileri, fesatçıları kendi husumet çukurlarında çırpınmaya terk ederek 83 milyon hep birlikte çarpan yüreğimizle geleceğimize umutla bakmayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”</p>
<p>KAYNAK:www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/turkiye-salgin-sonrasi-yeniden-sekillenecek-dunyanin-yildiz-ulkelerinden-biri-olacak-h309.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</title>
		<link>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-h293.html</link>
					<comments>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-h293.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 18:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YEREL HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[BAKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi]]></category>
		<category><![CDATA[KABİNE]]></category>
		<category><![CDATA[REİS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=293</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı. &#160; KAYNAK: www.tccb.gov.tr]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde toplandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>KAYNAK: www.tccb.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sonstargazetesi.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-h293.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
